İSİMLERİN ANLAMI – A HARFİ

AFŞAR: (Tür.) Er. 1. Oğuz Türkleri­nin 24 boyundan biri. Türkiye, Iran, Azerbaycan ve Afganistan’da dağınık olarak yaşamaktadırlar. 2. Çabuk iş gören, çevik, atılgan

AFŞİN: (Tür.) Er. – Zırh, silah. Afşin bey: Selçuklu komutanı. ( XI. yy.). Gümüştigin’le birlikte Anadolu savaş­larına çıktı. Malatya’da Bizans ordula­rını yendi. Marmara kıyılarına kadar ilerledi (1079).

AFTABE: (Fars.) Ka. – 1. Su kabı. 2. Güneş biçiminde yapılan mücevher.

AFUV: (Ar.) Er. – Daima affeden, merhametli. Esmaü’l-Hüsna’dandır. “Abd” takısı alarak kullanılır.

AGAH: (Fars.) Er. – Bilgili, haberli, uyanık, afif. Vakıf olmuş, malumatlı. Agah Efendi: (1744-1824). Türk dev­let adamı.

AĞAN: (Tür.) Ka.- Akanyıldız, ağma

AGER: (Tür.) Er. – Temiz, doğru kimse

AGRA: (Ar.) Er. – Çok sevimli, çok yakışıklı.

AĞA: (Tür.) Er. 1. Yaşlanma manası­na gelen “ağmak”tan. Büyük, efendi. Büyük kardeş, ağabey. 2. Amir, baş, reis. Eski devlet teşkilatımızda bazı idarecilere verilen unvan. 3. Osmanlı devletinde okuma-yazma bilenlere verilen şeref unvanı. 4. Halkın saygı­sını kazananlara verilen unvan. 5. Er-kek, eş, koca. 6. Eski büyük konaklar­da çalışan hizmetlilerin başı. Eski Türklerde soylu aileye mensup kadın­lar da bu unvanı kullanmışlardır.

AĞAHAN: (Tür.) Er. – Nizari İsmaili imamlara verilen unvan. Doğu Türk-çesinde ağabey anlamında da kulla­nılmıştır. Türk kökenli Kaçarların onur unvanıydı. Ağa Han: Nizari İsmailîlerin dini önderi.

AĞAR: (Tür.) Er. – 1. Beyaz renkli. 2. Açık tavırlı, samimi. 3. Asil, onur­lu, şerefli.

AĞANER: (Tür.) Er. – Saf, temiz, duru insan.

AĞCA: (Tür.) Ka. – Beyaz tenli ka­dın.

AĞGÜL: (Tür.) Ka. – Beyaz gül, ak gül.

AHAD: (Ar.) Er. 1. Bir, kişi, kimse. 2. Birler, birden dokuza kadar olan sayılar. 3. Ünlü Türk denizcilerinden Ahad bey (Umur bey donanmasın­dan).

AHAVİ: (Ar.) Er. – 1. Kardeşçe, dostça. Kardeş gibi.

AHBARÎ: (Ar.) Er. – Haber veren, ri­vayet eden.

AHDİ: (Ar.) Er. – Ahd, and icabı ve­ya ahd ve ahda müteallik. Ahdî, Türk tezkire yazan ve Divan şairi (Bağdat 1593).

AHENK: (Fars.) Ka. 1. Uygun, uyum düzen, armoni. 2. Renkler arasında uygunluk. Sesler arasında uygunluk, düzen, makam. 3. Çalgılı eğlence-Saz takımınca icra edilen beste. 4. Kasıt, niyet.

AHFA: (Ar.)- Kalb, ruh, sır, hafi, ah-fa şeklinde sıralanan “Ietafet-i hamse” sonuncusuna verilen ad.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

AHFAZ: (Ar.) Er. – 1. Belleği çok kuvvetli. 2. Kur’an’ı en iyi hıfzetmiş kişi. 3. Alçak gönüllü.

AHFEŞ: (Ar.) Er. 1. Küçük gözlü, zayıf bakışlı. 2. Yalnız gece gören kimse. Ahfeş lakabında üç büyük Arap alimi vardır. Abdülhamid, Said b. Mes’ade, Ali b. Süleyman.

AHİ: (Ar.) Er. 1. Ahi ocağına mensup olan kimse. 2. Cömert, eliaçık. Ahi Benli Hasan. Türk şairi. Yavuz döne­minde yaşamış ve Şirinu Perviz mes­nevisini yazmıştır.

AHİD: (Ar.) Er. 1. Bir şeyin yerine getirilmesini emretmek. 2. Söz ver­mek. Emir, talimat, taahhüt, anlaşma, yükümlülük.

AHKAF: (Ar.) Er. 1. Kum fırtınası 2. Kur’an-ı Kerim’in 6. suresi. Araplar bu ismi, Arabistan’ın güneyinde, kim­senin bilmediği ve giremediği çöle vermişlerdir.

AHLA: (Ar.) Ka. – Çok tatı. Pek şi­rin.

AHLAS: (Ar.) Er. – 1. Saf, halis, ka-rışımsız. 2. İyi yürekli, temiz kimse. 3. Kur’anî ıstılahta, Allah’a halis ola­rak yönelip ihlaslılıkta ileri bir dere­ceye varmış kul.

AHMED İSMİNİN ANLAMI: (Ar.) Er. – Çok, en çok övülmüş, methedilmiş. Kur’an-ı Kerim’de Saf suresinin 2. ayetinde: Hz.İsa, İsrailoğullarına: “…adı Ahmed olan peygamberi de müjdeleyici ola­rak geldim” şeklinde geçen isimlen­dirme ile Peygamberimizin isimlerin­den birisi olarak anıldı ve kullanılma­ya başlandı.- Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır. Ahmed-i Muh­tar, Hz. Muhammed (s.a.s).

AHMER: (Ar.) Er. – Kırmızı, kızıl.

AHNEF: (Ar.) Er. 1. Ayaklan çarpık ve eğri büğrü olan. Daha çok lakap olarak kullanılır. Ahmet b. Kays, as-habdan.

AHNES: (Ar.) Er. – Basık ve sivri bu­runlu. Daha çok lakap olarak kullanı­lır.

AHRA: (Ar.) Ka. – Daha layık, mü­nasip, uygun

AHSA: (Ar.) – Arabistan’ın Kuveyt-Katar kısmına verilen isim- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır

AHSEN İSMİNİN ANLAMI: (Ar.) – Daha güzel, çok gü­zel, en güzel. Erkek ve kadın adı ola­rak kullanılır. Ahsen-i takvim: En gü­zel şekil. Kur’an-ı Kerim’in Tin sure­sinin 3. ayetinde insanın ahsen-i tak­vim üzere yaratıldığı beyan buyurulmaktadır. Ahsen kelimesi, Kur’an’da 16 yerde zikredilmiştir.

AHTER: (Fars.) Ka. – Yıldız.

AHU: (Fars.) Ka. 1. Ceylan, karaca, gazal. 2. Güzel, ince alımlı kadın. 3. Gözleri ceylan gözüne benzeyen ka­dın. 4. Kardeş, dost

AHVER: (Ar.) Er. -1. Müşteri yüzlü, güzel gözlü adam. 2. Zeki, akıllı.

AHVES: (Ar.) Er. – Cesur, kahraman, yiğit.

AİŞE: (Ar.) Ka. – 1. Yaşayan, zen­ginlik ve bolluk gören. Yaşayış. Aişe binti Ebu Bekir. Peygamberimiz (s.a.s)’in hanımlarından. Muhterem annelerimizden biri olan Aişe (r.a.) İslami bilgisi ve fakihliği ile de meş­hurdur (bkz. Ayşe).

AJDA İSMİNİN ANLAMI: (Tür.) Ka. 1. Filiz sürgün. 2. Çentik çentik olan şey

AKABE: (Ar.) Er. 1. Sarp geçit, çı­kılması zor yokuş. 2. Tehlike. Atlatıl­ması zor güçlük, muhtıra.

AKAD: (Tür.) Er. – Doğruluğuyla, dürüstlüğüyle tanınmış kimse.

AKALP: (Tür.) Er. – Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.

AKALIN: (Tür.) Er. – Alnı açık, suçu olmayan, onurlu. Akalın (Besim Ö-mer Paşa). Türk hekim.

AKANAY: (Tür.) Ka. – Yıldız küme­si.

AKANSEL: (Tür.) Er. 1. Akarsu. 2. Uzun mesafeler geçerek denize dökü­len akarsu.

AKAR: (Tür.) Er. 1. Akıp geçen. 2. Gelir getiren.

AKASMA: (Tür.) Ka. – Beyaz, mavi, morumsu, pembe çiçek veren yabani, tırmanıcı bir bitki.

AKASOY: (Tür.) Er. – Sevilen, sayı­lan soydan gelen

AKASYA: (Yun.i.) Ka. – Küçük sıra yapraklı, gölgeli küçük cinsleri süs için yetiştirilen baklagillerden bir ağaç. Salkım ağacı da denir.

AKAY: (Tür.)- Beyaz ay, ayın tam bir daire olarak dolgun, parlak görün­düğü evre. Ak ve ay kelimelerinden

birleşik isim. Erkek ve kadın adı ola­rak kullanılır.

AKBATU: (Tür.) Er. – Yiğit erkek.

AKBATUN: (Tür.) Er. – (bkz. Akbatu).

AKBEHMEN: (Tür.) Er. Peygamber çiçeğinin eşanlamlısı.

AKBİLGE: (Tür.) – Alim, bilgili, dü­rüst kimse.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

AKBOĞA: (Tür.) Er. – Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli. Akboğa Celayir: Moğol emir ve komutanı.

AKBORA: (Tür.) Er. – (bkz. Bora)

AKBUDUN: (Tür.) Er. – Temiz, ta­nınmış soydan gelen

AKBURAK: (Tür.) Er. – (bkz. Bu­rak)

AKÇAN: (Tür.) Ka. – Temiz, dürüst kimse

AKCEBE: (Tür.) Er. – Beyaz zırh sa­hibi yiğit.

AKÇA: (Tür.) Ka. 1. Oldukça ak, be­yazca. 2. Eskiden kullanılan küçük gümüş para, nakit. 3. Temiz, saf, iyi niyetli kişi.

AKÇAKİRAZ: (Tür.) Ka. – Bir kiraz çeşidi.

AKÇAKOCA: (Tür.) Er. – Temiz ve namuslu erkek. – Osman Gazi ve Or­han Gazi’nin silah arkadaşı.

AKÇALI: (Tür.) Er. – Varlıklı, zen­gin.

AKÇAM: (Tür.) Er. – Kuzey Ameri­ka’da yetişen bir çam türü.

AKÇAR: (Tür.) Er. – iyi ruhlar.

AKÇIL: (Tür.) – Beyazımsı, solgun Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

AKÇİÇEK: (Tür.) Ka. – Beyaz çi­çek- Daha çok örfte kullanılır.

AKÇORA: (Tür.) Er. – İyi ruhlar.

AKDA: (Ar.) Ka. – Himaye altında olan cariye, kadın, köle.

AKDEMİR: (Tür.) Er. – Demir gibi güçlü ve temiz yürekli. Yiğit.

AKDES: (Ar.) Er. – En kutsal.

AKDİL: (Tür.) Er. – İyi, doğru, güzel konuşan kişi.

AKDOĞAN: (Tür.) Er. – (bkz. Doğan).

AKDORU: (Tür.) Er. – Doruğu bulutlu dağ.

AKEL: (Tür.) Er. 1. Doğru, dürüst iş­ler yapan kimse. Dürüst, güvenilir er­kek.

AKERGİN: (Tür.) Er. – (bkz. Akerman).

AKERMAN: (Tür.) Er. – Dürüst, soylu, temiz kişi.

AKGİRAY: (Tür.) Er. – (bkz. Akergin)

AKGÜL: (Tür.) Ka. – Beyaz gül.

AKGÜN: (Tür.) Er. – Mutlu, sevinçli gün.

AKHAN: (Tür.) Er. – Dürüst hakan.

AKALP: (Tür.) Er. – Cömert, eli açık yiğit.

AKIMAN: (Tür.) Er. – Cömert, eli açık kimse.

AKIN: (Tür.) Er. – Her engeli aşan, güçlüklerden yılmayan, hızlı hareket kabiliyetine sahip.

AKINALP: (Tür.) Er. – Akın yapan yiğit. Yiğit.

AKINCI: (Tür.) Er. -Osmanlılarda ileri karakol. Ani vurkaçlarla düşman­larının moralini bozan uç süvarileri. Hafif süvari.

AKINER: (Tür.) Er. – (bkz. Akınalp)

AKINTAN: (Tür.) Er. – Tan yeri ağa­rırken yapılan akın

AKİF İSMİNİN ANLAMI: (Ar.) Er. 1. Bir şeyde sebat eden. 2. İbadet eden, ibadet maksa­dıyla mübarek bir yere çekilen. İ’tikafa giren. 3. Direnen. M. Akif Er soy: Ünlü şair ve yazarımız. Safahat’ın ya­zan. İstiklal marşını telif etmiştir.

AKİFE: (Ar.) Ka. 1. Bir şey üzerinde azimle duran, sebatlı, kararlı. 2. İba­det eden hanım.

AKİL: (Ar.) Er.- Akıllı, akıl sahibi. Uslu, kavrayışlı. Ali b. Ebi Talib’in kardeşi. Akil b. Ebi Talib.

AKİLE: (Ar.) Ka.- (bkz. Akil)

AKİPEK: (Tür.) Ka. – İpek gibi ka­dın.

AKİS: (Ar.) Ka. 1. Yankı. 2. Işığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi, yansı. 3. Zıt, ters, muhalif.

AKKOR: (Tür.) Ka. – Işık saçacak aklığa varıncaya kadar ısıtılmış olan.

AKKIZ: (Ar.) Ka.- Beyaz kadın.

AKMAN: (Tür.) Er. 1. Temiz, beyaz, güzel insan. 2. Yaşlı kimse.

AKMANER: (Tür.) Er.- (bkz. Ak­man).

A dan Z ye İsimlerin Anlamı – İsim Anlamları

Yorum Bırakın