ASUDE: (Fars.) Ka. 1. Rahatlamış, sükuna ermiş, keder ve sıkıntıdan uzak, müsterih. 2. Sakin, sessiz.
ASUMAN: (Fars.). – Gök, sema, felek. Asuman ile Zeycan hikayesinin erkek kahramanı. Doğu Anadolu’da yaygın olarak anlatılır. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ASUTAY: (Tür.) Er. – Hırçın tay.
ASYA: (Tür.) Ka. – Dünyadaki kıtaların en büyüğü.
AŞIK: (Tür.) Er. 1. Bir başkasını aşkla seven. 2. Dalgın, unutkan. 3. Tasavvufta Allah’a muhabbet duyan kişi. Aşık Çelebi (1520-1572) Osmanlı şair ve yazarlardan.
AŞİR: (Ar.) Er. 1. Ondabir, onuncu. 2. Samimi dost ve arkadaş. 3. Koca. 4. Aşar toplayan. 5. Kur’an-ı Kerim’den 10 ayetlik bir bölümü okuma. Aşir Efendi (Mustafa). Osmanlı Şeyhülislamı (1728-1804).’Bursa, Mekke ve İstanbul kadılıklarında bulundu. 1758-1800’de Şeyhülislamlık görevini ifa etli.
AŞKIN: (Tür.) 1. Geçkin, aşmış olan. 2. Ölçüyü kaçıran, coşkun. 3. Fazla. 4. Sonra. 5. Benzerlerinden daha üstün. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AŞKINAY: (Tür.) Ka. – (bkz. Aşkın).
AŞKINER: (Tür.) Er. – (bkz. Aşkın).
ATA: (Tür.) Er. 1. Baba. 2. Soyun geçmişte yaşamış ferdi. 3. Vermiş, veriş. Bağışlama, ihsan. 4. Yesevi tarikatında mürşid. Ata b. Ebi Rabah: Fıkıh alimi (Mekke 733). Ebu Meysere b. Ebu Hüseyin el-Fikri’nin azatlı kölesiydi. Birçok hadis rivayet etmiştir.
ATABEK: (Tür.) Er. 1. Selçuklu devletinde şehzadelerin terbiyesiyle vazifeli şahıs. 2. Lala. Devlet idaresinde yetki taşıyan naip.
ATABEY: (Tür.) Er. – Devlet yönetiminde bir san. Lala.
ATACAN: (Tür.) Er. – (bkz. Ata).
ATAÇ: (Tür.) Er. – Atalardan gelen, atalarla ilgili olan.
ATAERGİN: (Tür.) Er. – (bkz. Ata).
ATAHAN: (Tür.) Er. – (bkz. Ata).
ATAKAN İSMİNİN ANLAMI: (Tür.) Er. -1. Düşünmeksizin her işe sokulan adam. 2. İleri atılan.
ATALAY: (Tür.) Er. – (bkz. “Ata”). Ünlü, namlı, şöhretli. Atalay Mahmut, Türk güreşçi. Balkan, Avrupa, Dünya ve Meksika Olimpiyatları şampiyonu oldu (1968).
ATAMAN: (Tür.) Er. – (bkz. “Ata”). 1. Ata kişi, başkan, önder. 2. Don kazaklarının önderlerine verilen ad.
ATANER: (Tür.) Er. – (bkz. Ata).
ATASAGUN: (Tür.) – Eski Türklerde hekimlere verilen isim.
ATASAN: (Tür.) Er. – (bkz. Ata).
ATASEVEN: (Tür.) Er. – (bkz. Ata).
ATASOY: (Tür.) Er. – (bkz. Ata).
ATATUĞ: (Tür.) Er. – (bkz. Ata).
ATAULLAH: (Ar.) Er. – Birleşik isim. – Allah’ın bağışladığı, hediye ettiği, ihsanı, lütfü. Ataullah Efendi. (Arapzade). Osmanlı Şeyhülislamı (1719-1785) Şam, Mekke, İstanbul kadılıklarında bulundu.
ATAY: (Tür.) Er. – Bilinen, tanınmış.
ATIF: (Ar.) Er. 1. Çevirme, meylettirme, imale. 2. Yükletme, birinin işi veya sözü olduğunu iddia etme, hami, isnad. 3. Yüzünü çeviren, meyleden, mail, müteveccih. 4.Merhamet sahibi, şefkatli, acıyan. 5. Beğenen. Atıf Efendi (Mehmet Kuyucaklı. (-İst. 1847). Osmanlı matematik bilgini. Şam ve İstanbul kadılıklarında bulundu.
ATIFA: (Ar.) Ka. – (bkz. Atıf).
ATIFET: (Ar.) Ka. 1. Birine iyi niyet ve sevgi ile yönelme, teveccüh, meyi. 2. Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, ihsan.
ATİK: (Ar.) Er. 1. Sırtın üst kısmı. 2. Berrak, saf, karışmamış, kıymetli. 3. Eski, kadim, kühen, dirin. 4. Azatlı, hür. 5. Güzel genç kız. 6. Çok hareketli, çevik, hızlı hareket eden. 7. Asil. 8. Hz. Ebubekir’in lakabı. Peygamber (s.a.s)’in “Sen ateşten kurtulmuş kimsesin” müjdesine kavuşmuş olmasından ötürü bu lakapla anıldığı söylenir.
ATİKE: (Ar.) Ka. – (bkz. Atik). Atike: Kureyş kabilesinden Zeyd b. Amr’ın kızıdır. Hicretten önce İslamiyeti kabul etmiştir. Medine’ye hicret edenler arasındadır. Hz. Ebubekir’in oğlu ile evlenmiştir. Abdullah, Taif te şehid olunca Hz. Ömer’le O şehid edilince Zübeyr b. el-Avvam ile, o da şehid edilince Hz. Hüseyin ile evlendi. Ve Hz. Hüseyin de şehid olunca şehid zevcesi olarak anıldı.
ATIL: (Tür.) Er. – Girişken ol, ilerlemek için çaba göster.
ATILAY: (Tür.) Er. 1. Ünlü, namlı, şöhretli. 2. Atilla’dan sonra tahta geçen ünlü hükümdar.
ATILGAN: (Tür.) Er. 1. Karşısına çıkabilecek engellerden ve tehlikelerden korkmadan her zaman ileriye atılan. 2. Karşı çıkan, çekinmesi olmayan, cüretkar. 3. Hevesli.
ATİLLA: (Tür.) Er. 1. Büyük, ünlü. 2. Babacık. 3. Savaşçı, fatih. 4. Hun Türklerinin büyük imparatoru (400-453).
ATİYE: (Ar.) Ka. 1. Bağış, bahşiş, ihsan. Hediye. 2. Gelecek, istikbal.
ATKIN: (Tür.) Er. – Atılmış. Kumaş dokumada kullanılan tabir.
ATLAN: (Tür.) Er. – Ata bin.
ATLAS: (Tür.) Er. 1. Üstü ipek, altı pamuk kumaş, diba. 2. Düz, havasız, tüysüz. 3. Büyük harita. 4. Atlas okyanusu. 5. Kuzey Afrika’da Fas, Cezayir’i geçerek Tunus Körfezi’ne kadar uzanan sıradağlara verilen ad.
ATLIHAN: (Tür.) Er. – Ata binmiş süvari. – Birleşik isim. Atlıhan: Alınca Hanın oğlu. Tatar’ın kutsal göbek soyundan sekizinci kuşak.
ATSAN: (Ar.) Ka. – Susuz, susamış, teşne.
ATTAB: (Ar.). – Yumuşak huylu. Sertlik yanlısı olmayan. Uyumlu. Attab b. Esid. Sahabeden. Mekke valiliği yapmıştır. Rasulullah tarafından atanmıştır.
ATTAR: (Ar.) Er. 1. Güzel kokulu bitki özleri, yağlan vb. satan, güzel koku ticareti yapan kimse. 2. İlaç maddeleri vb. şeyler satan adam. 3. Mahalle aralarında bazı baharatlar ile iğne, iplik vb. satan dükkan sahibi. Attar: Meşhur İranlı şair.
ATUF: (Ar.) Er. – Birine sevgisi olan, sevgi duyan. Allah’a karşı sevgi duyan.
ATUFET: (Ar.) Ka. – Şefkat, merhamet.
ATYEB: (Ar.) Ka. – Çok güzel, pek güzel.
AVCI: (Tür.) Er. l. Avlanan, av sporu yapan kişi. 2. Bir şeyi elde etmeye uğraşan. 3. Osmanlı sarayında şikariler diye adlandınlan askeri grup.
AVFİ: (Ar.) Er. Arap düşünür (Basra- ? ) İhvanu’s-Safa denilen İslam felsefe akımının kurucularından biri.
AVNİ İSMİNİN ANLAMI: (Ar.) Er. 1. Yardımla ilgili, yardıma ait. 2. Fatih Sultan Mehmed’in şiirde kullandığı mahlas.
AVNİYE: (Ar.) Ka. 1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. 2. Yardım etmiş. Yardımla ilgili.
AVNULLAH: (Ar.) Er. Allah’ın yardımı. – Birleşik isim.
AVŞAR: (Tür.) Ka. – Oğuzların önemli bir kolu. Büyük Selçuklu Devleti’nin kurulması ve yakındoğunun Türkleşmesinde büyük rol oynamışlardır.
AVVAD: (Ar.) Er. – Ud çalan, udçu. Avvad (Tevfik Yusuf): Lübnanlı yazar, gazeteci. Diplomat.
AY: (Tür.) Er. 1. Yılın on iki bölümünden biri. 2. Dört hafta, 29-30, 31 günden oluşan zaman dilimi. 3. Kutsal kitapta adı geçen kent. Kudüs’ün kuzeyi. 4. Dünyanın uydusu. Ay: Mısır kralı. Amarnada memurdu. Genç kral Tutank Hamon’un danışmanı oldu. Daha sonra o ölünce dul karısıyla evlenip tahta çıktı (İ.Ö. 1320).
AYABA: (Tür.) Er. – Muhammed Tapar’ın oğlu. Büyük Selçuklu Sultanı Sancar’ı Oğuzların elinden tutsaklıktan kurtarıp tahtına oturttu. Selçukluları istila etmek isteyen Harizm Şahlan uzun süre engelledi.
AYALP: (Tür.) Er. – Ay kadar parlak ve güzel, yiğit.
AYANA: (Tür.) Er.-Saygı.
AYANFER: (Ar.) Ka. – Gözün ışığı, nuru.
AYANOĞLU: (Ar.) Er. – Ayan: Açık, belirli. Ayan’ın oğlu.
AYAS: (Ar.) 1. Dolunay, mehtap. 2. İskenderun Körfczi’nin batı kıyısında Ceyhan nehrinin ağzının vücuda getirdiği Yumurtalık limanı veya Ayaş koyunun kuzeydoğu kenarında, Adana ilinin Yumurtalık ilçesinin idare merkezidir. Ayaş Paşa: Osmanlı sadrazamlarından birinin adı.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AYASUN: (Tür.) Ka. – (bkz. Aysun).
AYAYDIN: (Tür.) Er. – Ay ışığı, aydınlığı.
AYAZ: (Tür.) Er. – Soğuk ve Durgun hava. Dondurucu soğuk. Ayaz: Selçuklu emin (Öl. 1105).
AYBAR: (Tür.) Er. 1. Gösterişli, heybetli, görkemli. 2. Korku veren.
AYBEG: (Tür.) Er. -Ay gibi temiz ve aydın yönetici, ileri gelen, bey. Abeg Kutbeddin (Öl. 1210): Delhi Memlükler Devleti’nin kurucusu. İslam’ın Ortaasya’da yayılmasında büyük başarılar gösteren, Gazne sultanı Muiziddin’le birlikte savaşıp onun ölümüyle Delhi sultanlığına gelen ünlü komutan.
AYBEK: (Fars.) – Put, sanem. – İsim olarak kullanılmaz.
AYBEN: (Tür.) Ka. – Ay benizli.
AYBER: (Tür.) – Ay meyvası. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AYBERK: (Tür.) Er. 1. Sağlam ay, sağlam kişilik. 2. Şimşek, ay’ın şimşek gibi parlaklığı. 3. Yaprak, ay yaprağı.
AYBİGE: (Tür.) – Büyük ay, dolunay. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AYBİKE: (Tür.) Ka. – (bkz. Ayben).
AYBİKEN: (Tür.) Ka. – Eski Türk hükümdarlarından birinin hanımının ismi.
AYCA İSMİNİN ANLAMI: (Tür.) Ka. – Ay gibi güzel, ışıklı, parlak.
AYÇAN: (Tür.) Ka. – Ay gibi parlak güzel ve sevimli.
AYCİHAN: (a.f.i.) – Cihanı aydınlatan ışık. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
AYÇA: (Tür.) Ka. 1. Ayın yeni doğduğu günlerdeki şekli, yeni ay, hilal. 2. Cami kubbelerine ve minare külahlarına konulan hilal şeklindeki süs. 3. Ay kadar güzel, aydınlık.
AYÇETİN: (Tür.) Er. – Zor, güç ay.
AYÇIL: (Tür.) Ka. 1. Işık saçan, sürekli parlaklık veren ay. 2. Ay gibi.
AYDAN: (Tür.) Ka. – Ay’a dahil olan. Ay gibi.
AYDANUR: (Tür.) Ka. – Ay’ın ışığı, aydan yayılan ışık.
AYDEMİR: (Tür.) Er. – Marangozların kullandığı kavisli bir keser çeşidi.
AYDERUSİ: (Ar.) Er. – Güney Arabistan’ın eski ve tanınmış bir derviş ailesinden olup (1722-1778) yılları arasında yaşamış, Hindistan, Mısır, Taif, Suriye ve İstanbul’a ziyaretler yapmıştır.
AYDİLEK: (Tür.) Ka. – Ay ve dilek isimlerinden oluşmuş birleşik isim. -Ay’a ait arzu, istek.
AYDIN: (Tür.) 1. Aylı gece, mukmin. 2. Aydınlık, ışıklı, parlak, ruşen, ziyadar, münevver. 3. Açık, belli, ortada, vazıh, aşikar, bahir. 4. Kutlu, uğurlu, mübarek, mesut. 5. Okumuş, kültürlü ileri fikirli, münevver. Kılıçarslanın hanımının ismidir. Erkek ve kadın ismi olarak kullanılır.
AYDINALP: (Tür.) Er. – Münevver, bilgili, yiğit, kahraman kişi. Konya Selçuklulan’ndan ünlü bir komutan.
AYDINAY: (Tür.) Ka. – (bkz. Aydın).
AYDİNÇ: (Tür.) Er. – Cesur, aydın.
AYDINER: (Tür.) Er. – (bkz. Aydın).
A dan Z ye İsimlerin Anlamı – İsim Anlamları