İSİMLERİN ANLAMI – E HARFİ

ERENDİZ: (Tür.) Er. – Gezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşincisi Jüpiter.

ERENGÜÇ: (Tür.) Er. – (bkz. Eren).

ERENGÜL: (Tür.) Ka. – (bkz. Eren). – Eren ve gül isimlerinden birleşik.

ERENÖZ: (Tür.) Er. – (bkz. Eren).

ERENSOY: (Tür.) Er. – (bkz. Eren).

ERENSU: (Tür.) Er. – (bkz. Eren).

ERENTÜRK: (Tür.) Er. – Eren-türk.

ERER: (Tür.) Er. – Ulaşır, kavuşur.

ERETNA: (Tür.) Er. – XIV. yy. Orta Anadolu’da Sivas ve Kayseri’de beylik kuran bir zat. Aslen Uygur Türkleri’nden olup Küçük Asya’da Anadolu Selçuklularına ait yerleri idarelerine almış olan İlhanlıların emirlerinden biri. Adil yönelimi sayesinde halkın övgüsünü almış ve kendisine “köse peygamber” lakabı verilmiştir.

EREZ: (Ar.) Er. – Acıbadem ağacı.

ERGALİP: (t.a.i.) Er. – Üstün, yenen kimse.

ERGAZİ: (t.a.i.) Er. – (bkz. Ergalip).

ERGE: (Tür.) Ka. – Şımarık, nazlı.

ERGENÇ: (Tür.) Er. – Genç erkek.

ERGENER: (Tür.) Er. – (bkz. Ergenç).

ERGİ: (Tür.) Er. – İyi, güzel bir şeye erişme.

ERGİN: (Tür.) Er. 1. Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. 2. Haklarını kendi kullanmak için yasanın gösterdiği yaşa gelmiş olan kimse ( bkz. Reşid).

ERGİNAY: (Tür.) Er. – (bkz. Ergin).

ERGİNCAN: (Tür.) Er. – Olgun ruhlu kimse.

ERG İNER: (Tür.) Er. – Olgun erkek.

ERGİNSOY: (Tür.) Er. – Olgun kişilerin soyundan gelen.

ERGİNTUĞ: (Tür.) Er. – (bkz. Ergin).

ERGİNALP: (Tür.) Er. – (bkz. Ergin).

ERGÖK: (Tür.) Er. – (bkz. Ergin).

ERGÖKMEN: (Tür.) Er. – Mavi gözlü, sanşın kimse.

ERGÖNÜL: (Tür.) Er. – Gönül eri, iyi insan.

ERGUN: (Fars.) Er. – Sert başlı, oynak ve hızlı giden at. Ergun Celaleddin Çelebi: Türk sufı. Mevlananın soyundandır. Kütahya mevlevi hanesine de şeyhlik yapmıştır.

ERGUNALP: (f.t.i.) Er. – Hızlı, çevik, yiğit.

ERGUNER: (f.t.i.) Er. – Hızlı, çevik erkek.

ERGUVAN: (Fars.) Er. – Kırmızımtrak bir çiçek.

ERGÜÇ: (Tür.) Er. – Erkek gücü.

ERGÜDEN: (Tür.) Er. 1. Yiğitlik eden erkek. 2. Sevk ve idare kabiliyeti olan, lider.

ERGÜDER: (Tür.) Er. – (bkz. Ergüden).

ERGÜL: (Tür.) – Nadide gül, tek gül. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ERGÜLEÇ: (Tür.) Er. – Güleryüzlü erkek.

ERGÜMEN: (Tür.) Er. – Amacına, isteğine kavuşan.

ERGÜN: (Tür.) Er. 1. Yumuşak uysal kimse. 2. Sulu kar, sulu saf kar.

ERGÜNAY: (Tür.) Er. – (bkz. Ergün).

ERGÜNER: (Tür.) Er. – Yumuşak huylu, uysal erkek.

ERGÜVEN: (Tür.) Er. – Kendine güvenen.

ERGÜVENÇ: (Tür.) Er. – Güven duyulan kimse.

ERHAN: (Tür.) Er. – İyi, adaletli hükümdar.

ERİB: (Ar.) Er. – Akıllı, zeki kimse.

ERİBE: (Ar.) Ka. – (bkz. Erib).

ERİKE: (Ar.) Ka. – Taht.

ERİKER: (Tür.) Er. – Becerikli, yürekli adam.

ERİM: (Tür.) Er. 1. Bir şeyin erebileceği uzaklık. 2. Vakıf olmak, yetmek.

ERİMEL: (Tür.) Er. – (bkz. Erim).

ERİMŞAH: (Tür.) Er. – (bkz. Erim).

ERİNÇ: (Tür.) Er. – Rahat, huzur.

ERİNÇER: (Tür.) Er. – Huzur veren kimse.

ERİPEK: (Tür.) Er. – Yumuşak, uysal erkek.

ERİS: (Fars.) Er. – Zeki, uyanık, azılı.

ERKAL: (Tür.) Er. – Erkek kal, adam olarak kal.

ERKAN: (Ar.) Er. 1. Bir topluluğun ileri gelenleri, büyükler, üstler. 2. General ya da amiral aşamasındaki askerler. 3. Yol, yöntem, adet, usûl. 4. Temel esaslar. Rükünler, direkler.

ERKAM: (Ar.) Er. – Rakamlar, sayılar, yazılar. Erkam b. Erkam: İlk müslüman olan sahabilerden birinin adı. Peygamberimiz ve müslümanlar Mekke döneminde bir müddet çalışmalarını gizlice Erkam’ın evinden yürüttükleri için, evi İslâm tarihinde meşhur olmuş ve günümüze Daru’l-Erkam olarak ulaşmıştır.

ERKE: (Tür.) 1. İş başarma gücü. 2. Nazlı serbest büyütülmüş çocuk. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

ERKEL: (Tür.) Er. – Güçlü, kudretli el.

ERKILIÇ: (Tür.) Er. – Kılıç gibi keskin güçlü yiğit.

ERKINAY: (Tür.) Er. – Çalışan erkek.

ERKİN: (Tür.) Er. – Serbest, hür.

ERKİNER: (Tür.) Er. – Bağımsız, özgür insan.

ERKMAN: (Tür.) Er. – Güçlü, etkili, sözü geçen kimse.

ERKOÇ: (Tür.) Er. – Güçlü, iriyan erkek.

ERKOÇAK: (Tür.) Er. – bkz. Koçak.

ERKSAN: (Tür.) Er. – Güçlü, etkili san, tanınmış ad.

ERKSOY: (Tür.) Er. – Güçlü soydan gelen.

ERKSUN: (Tür.) Er. – Gücünü, kudretini göster.

ERKUL: (Tür.) Er. – Erkek kul, güçlü kuvvetli adam, kul.

ERKUT: (Tür.) Er. 1. Güçlü, dayanıklı erkek. 2. Mübarek insan, kutlu insan.

ERKUTAY: (Tür.) Er. – Uğurlu ayda doğan erkek.

ERMA: (Ar.) Ka. – Çok güzel ve cilveli olan.

ERMAN: (Fars.) Er. 1. Arzu, istek. 2. Yerinme, pişman olma.

ERMİN: (Fars.) Er. – Keykubat’m dördüncü oğlu.

ERMİŞ: (Tür.) Er. 1. Allah’a yönelmiş ve bu yolda merhale katetmiş kimse. 2. Veli, aziz.

ERMİYE: (Ar.) Er. – Dolu yağdıran kasırga.

ERNOYAN: (Tür.) Er. – Yiğit başkomutan.

EROĞUZ: (Tür.) Er. – Yiğit kimse.

EROKAY: (Tür.) Er. – Seçkin, beğenilen erkek.

EROL: (Tür.) Er. – Erkek ol. – “Er” ve “ol” kelimelerinden birleşik isim.

ERONAT: (Tür.) Er. – Dürüst, güvenilir, iyi erkek.

EROZAN: (Tür.) Er. – Erkek ozan, şair.

ERÖZ: (Tür.) Er. – Özü erkek, yiğit olan.

ERSAL: (Tür.) Er. – Yiğitliğinle tanın.

ERSALMIŞ: (Tür.) Er. – (bkz. Ersal).

ERSAN: (Tür.) Er. l. Adıyla, sanıyla ünlenmiş erkek. 2. Güzel, güçlü san bırakmak.

ERSAVAŞ: (Tür.) Er. – (bkz. Ersal).

ERSAYIN: (Tür.) Er. – Saygı değer kimse.

ERSEÇ: (Tür.) Er. – Seçkin ol.

ERSEN: (Fars.) Er. – Meclis, kurultay, kongre.

ERSERİM: (Tür.) Er. – (bkz. Serim).

ERSEVEN: (Tür.) Er. – Seven erkek.

ERSEVER: (Tür.) Er. – (bkz. Erseven).

ERSEVİM: (Tür.) Ka. – Sevimli, sempatik erkek.

ERSEZEN: (Tür.) Er. – (bkz. Ersezer).

ERSEZER: (Tür.) Er. – Kavrayışı güçlü erkek.

ERSÖZ: (Tür.) Er. – Yiğit sözlü.

ERSU: (Tür.) Er. – (bkz. Ersöz).

ERSUNAL: (Tür.) Er. – (bkz. Ersu).

ERŞAD: (t.f.i.) Er. – Sevinçli, mutlu erkek.

ERŞAHAN: (Tür.) Er. – Şahin gibi güçlü yiğit.

ERŞAHİN: (Tür.) Er. – Erkek şahin, kuş.

ERŞAN: (Tür.) Er. – Yiğitliğiyle tanınmış, ünlenmiş erkek.

ERŞED: (Ar.) Er. – Er reşid, ergin olan, doğru yola daha yakın, hareket hattı daha iyi olan. (bkz. Reşid).

ERSEN: (Tür.) Er. – Mutlu, neşeli erkek.

ERTAN: (Ar.) Er. – Dericilerin,, yaprağıyla sahtiyan (deri) boyadıkları bir nevi ağaç.

ERTAŞ: (Tür.) Er. – Taş gibi erkek. -Er ve taş kelimelerinden birleşik isim.

ERTAYLAR: (Tür.) Er. – Uzun boylu, yakışıklı erkek.

ERTE: (Tür.) Er. 1. Gelecek şafak, şafak sökme zamanı. 2. Yarın. 3. Herhangi bir işte ilk başarı.

ERTEK: (Tür.) Er. – Tek, eşsiz yiğit.

ERTEKİN: (Tür.) Er. – Soylu erkek. – Er ve tekin kelimelerinden birleşik isim.

ERTEN: (Tür.) Er. 1. Sabah güneşin doğduğu zaman. 2. Gün.

ERTİNGÜ: (Tür.) Er. – Olağanüstü görülmemiş.

ERTOK: (Tür.) Er. – Gözü, gönlü tok yiğit.

ERTÖRE: (Tür.) Er. – Töreleri olan yiğit.

ERTUĞ: (Tür.) Er. – Sorguç tutan erkek.

ERTUĞRUL: (Tür.) Er. – Dürüst, doğru, yiğit. – Ertuğrul Gazi: Osmanlı hanedanının kurucusu. Osman Bey’in babası.

ERTUNA: (Tür.) Er. – (bkz.Tuna).

ERTUNÇ: (Tür.) Er. l. Tunç renkli erkek. -2. Tunç madeni gibi güçlü kuvvetli erkek. – Er ve tunç kelimelerinden birleşik isim.

ERTUNGA: (Tür.) Er. 1. Yiğit hakan. 2. Uygur yazıtlarında geçen Türk adı.

ERTÜZE: (Tür.) Er. – (bkz. Tüze).

ERÜSTÜN: (Tür.) Er. – Üstün erkek.

ERVA: (Ar.) Er. 1. Çok güzel genç. 2. Son derece cesur ve yiğit adam.