Mizan
Mizan hakkında düşünmekten gafil olma! Kitapların sağlara ve sollara uçuşmasına bak! Zira insanlar sorgudan sonra üç fırkaya ayrılırlar.
Bir fırka vardır ki onların hiç sevapları yoktur. Ateşten siyah bir boyun (hortum) çıkarak kuşun tankeleri toplaması gibi onları toplar, üzerine kapanır ve ateşe atar. Ateş de onları yutar. Onların aleyhinde “arkasında saadet olmayan bir şekavete düştüler” diye bağnlır.
Başka bir kısım vardır ki günahları yoktur. Bir tellâl onlar hakkında her durumda Allah’a hamdedenler ayağa kalksınlar! diye bağırır, onlar ayağa kalkar ve cennete giderler. Sonra bu durum gece ibadeti yapanlara sonra da ticaretin ve alışverişin kendilerini Allah’ın zikrinden meşgul etmediği kimselere tatbik edilir. Onların arkasından şöyle bağırılır. ‘Akabinde şekavet olamayan bir saadete vardılar!’
Üçüncü bir kısım vardır ki onlar mahşer ehlinin çoğunu teşkil ederler. Onlar, salih bir amel ile kötü bir ameli karıştırmışlardır. Durumları, onlar için gizli olur, fakat Allah için gizli değildir.. Allah, sevaplarının mı veya günahlarının mı daha fazla olduğunu onlara bildirir ki affettiği anda onlar katında fazl-ı ilâhisi, azap verdiği ânda adaleti anlaşılsın.
Hz. Peygamber (s.a.v.) kıyamet günü hakkında şöyle buyurmuştur:
“Allah Teâlâ o günde Adem (a.s.)’ı çağırarak “Ey Adem! Kalk! Cehennem grubunu gönder!” der. Bunun üzerine Âdem “Cehennem grubu ne kadardır?” der. Allah Teâlâ “Her bin kişiden dokuz-yüz doksan dokuzu” der.
Ashab-ı Kiram bu hadisi işittikleri zaman yasa boğuldular. Artık hiç kimse gülerken görünmedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) ashabının durumunu görünce şöyle dedi:
“Amel ediniz! Müjdeleniniz! Muhammed’in nefsini kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim. Sizin beraberinizde dünyada iki grub mahluk vardır ki kimle mukayese edilirse edilsin onlarla beraber ademoğulları ile şeytan zürriyetinden helak olanlar yinede az ve eksiktir. Yani cehennemliklerin çoğunu onlar teşkil eder.”
“Ya Rasulüllah! O iki grup mahluk kimlerdir? diye sorunca Hz. Peygamber şöyle dedi:
“Onlar Ye’cüc ve Me’cüc’dürler.”
Bunun üzerine ashabının üzüntüsü gitti. Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
“Çalışın! Müjdelenin! Muhammed’in nefsini kudret elinden tutan Allah’a yemin ederim ki siz kıyamet gününde insanlar arasında ancak devenin yan tarafında (veya hayvanda) bulunan bir nişan gibisiniz!” (Müslim-Buhari)