Cennette Huriler ve Vildanlar
Kur’an’da onların vasıfları vardır, fakat fazla izahat hadislerde varid olmuştur.
Enes b. Malik Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet eder.
“Bir sabah veya bir akşam Allah yolunda bulunmak, dünya ve dünyanın içinde bulunanlardan daha hayırlıdır. Birinin ok ile yayı arası veya ayak yeri kadar cennetten elde edeceği şey, dünya ve dünyadakilerden hayırlıdır. Eğer cennet kadınlarından biri yeryüzüne çıksa yeryüzü pırıl pırıl parlar. Yer ile gök arası güzel koku ile dolar. O kadının başındaki başörtüsü dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır.”
“Onlar yakut ve mercan gibidirler.” (Rahman, 58)
Hz. Peygamber (s.a.v.) bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir:
“Perde arkasında olduğu halde onun yüzüne bakılsa aynadan daha berrak görünür. Onun boynunda bulunan ve kıymetçe en düşük olan inci doğu ile batı arasını ışıklandırır. Onun sırtında yetmiş elbise vardır. Kocasının bakışı o elbiselerden geçerek kemiklerindeki iliği bile görür.”
Enes, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Gece yolculuğuna (isra) çıkarıldığım zaman cennette bir yere girdim, ismine beydah deniyordu. Orada inci, yeşil zebercet ve kırmızı yakuttan bir çadır kurulmuştu. Çadırın içindeki hanımlar “Ey Allah’ın Rasulü selam sana dediler.” Ey Cebrail! Ey Cebrail! Şu ses nedir?, dedim.
Cebrail ‘Bunlar çadırlarında sadece kocalarına bakan hanımlardır. Rablerinden sana selam vermek hususunda izin istediler. Onlara izin verildi’ dedi. Bu konuşmadan sonra onlar ‘biz kocalarından razı olan hanımlarız. Asla kızmayız. Biz cennette ebediyyen kalan hanımlarız. Asla göz etmeyiz’ diye tempo tuttular”
Bundan sonra Hz. Peygamber şu ayeti okudu.
“Çadırlara kapanmış huriler.” (Rahman, 72)
“Tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” (Ali İmran, 15)
Mücahid bu ayetin tefsirinde şöyle der: Hayızdan, küçük ve büyük taharetten, tükrük, balgam, meni ve çocuktan temizlenmiş kadınlar demektir.
“O gün cennet halkı, bir iş içinde eğlenirler.” (Yasin, 55)
Evzai bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir: “Onların meşgalesi kendilerine ihsan edilen bakirelerin bikrini izale etmektir.
Bir kişi ‘cennet ehli cinsi münasebette bulunurlar mı?’ diye sorduğunda Hz. peygamber şöyle cevap vermiştir:
“Onlardan bir kişiye sizden yetmiş kişinin kuvvetinden daha fazla kuvvet verilir!”
Abdullah b. Ömer şöyle demiştir: “Derece bakımından cennet ehlinin en düşüğünün beraberinde bin hizmetçi vardır. Her hizmetçi ayrı bir işle meşguldür.”
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
“Cennet ehlinden her kişi beş yüz huri ile evlenir. Dört bin bakire sekiz bin dul ile evlenir. Onların her birinin boynuna dünyadaki yaşı kadar sarılır.”
Enes Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet eder:
“Huriler cennette şöyle teganni ederler. ‘Biz güzel hurileriz. Şerefli kocalara saklandık.’
“İman edip salih amel işleyen onlar bir bahçe içinde neşelendirilirler. (Rum, 15)
Yahya b. Kuseyr bu ayetin tefsirinde demiştir ki: “Nimetlenmekten gaye cennette nağmeyi dinlemektir.”
Ebu Umame el-Bahili Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:
“Cennete giren bir kişinin baş ve ayak ucunda iki ela gözlü huri oturur. En güzel sesle ona teganni ederler. O ses insan ve cinlerin işittiği seslerden daha güzeldir. O teganniyi şeytanın tuzağıyla değil Allah’ın hamd ve takdisiyle yaparlar.”