KADİR SURESİ

Bismillâhirrahmânirrahîm

Bu sûre-i celîle “Abese” sûresinden sonra Mekke-iMükerreme’de nâzil olmuştur. Beş âyet-i kerîmeyi içermektedir. Kadir gecesinin fâziletini ve Kur’an-ı Kerim’in bu gecede inmeye başladığını bildirdiği için kendisine böyle “Kadir sûresi” ve “inna Enzelna” sûresi adı verilmiştir.

Bundan evvelki “Alâk” sûresinde Resûl-i Ekrem, okumakla emrolunmuştu, bu Kadir sûresinde de asıl okunacak olan Kur’an-ı Kerîm’in nasıl bir mübârek gecede indirilmiş olduğu bildirildiği için bu iki sûre arasında güzel bir münâsebet vardır.

1. Muhakkak ki: Biz onu Kadir gecesinde indirdik.

1. Bu mübârek sûre, Kur’an-ı Kerim’in Allah tarafından indirilmiş olduğu pek yüce bir gecenin şeref ve şanını bildiriyor. O feyiz dolu gecede bir takım semâvî zâtların birer vazife ile yer yüzüne şeref vereceklerini ve o gecenin sabaha kadar bir selâmet ve emniyet mahiyetinde bulunacağını şöylece beyan buyuruyor.

(Muhakkak ki, biz) yâni: Yüce zatım, kudret ve azametimle (onu) o Hakikatleri beyan eden Kur’an-ı (Kadir gecesinde) öyle şeref ve şanı pek yüksek olan bir zamanda (indirdik.) yâni:

Onu levh-i mahfuzdan dünya semâsına birden inzâl ettik, sonra da onun âyetleri yirmi üç sene içinde Cibrîl-i Emîn vasıtasiyle Son Peygamber Hz. Muhammed’e parça parça bir şekilde indirilerek teblîğ edilmiştir.

Kadir gecesi, Ramazan-ı Şerifin gecelerinden biridir. Çünkü: Kur’an-ı Kerim’in Ramazan-ı Şerifte inmeye başlamış olduğunu Bakara sûresindeki:

Ramazan ayı, Kur’an’ın indirildiği aydır. (Bakara 2/185) âyet-i kerîmesi açıkça gösteriyor. Bu Kadir gecesi sûresi de Kur’an-ı Kerim’in Kadir gecesinde indirilmiş olduğunu bildiriyor.

Binaenaleyh bu gecenin Ramazan’a mahsus olduğu ortaya çıkmaktadır. Şu kadar var ki: Bu gecenin Ramazan-ı Şerif ayının hangi gecesine ait olduğundan ihtilâf vardır. Meşhur olan ve ekseriyetçe kabul edilen, bu Kadir gecesi, Ramazan-ı Şerifin yirmi yedinci gününün gecesidir.

Bu mübârek gecenin kat’î sûrette tâyin buyurulmamış olması, bir nice hikmetlere dayalıdır.

Kısacası: Müslümanların Ramazan-ı Şerifte daha ziyade ibâdet ve itaatte bulunmaları, onun herhangi bir gecesinin Kadir gecesi olması ihtimâlini dikkate alarak, her gecesinde fazlaca ruhani bir zevk ile zikre ve düşünmeye devam etmeleri içindir.

2. Kadir gecesinin ne olduğunu sana ne şey bildirdi?

2. Ey Peygamber!. (Kadir gecesinin ne olduğunu) nasıl büyük bir şeref ve fâzilete, bir yüksek mertebeye, mânevî bir büyüklüğe sâhip bulunduğunu (sana ne şey bildirdi?.) o öyle mübârek bir vakittir ki, onun değerinin yüceliğini, Allâh-ü Teâlâ’dan başkası bilip kuşatamaz.

İnsanlar, o pek feyizli gecenin pek büyük kıymeti, kutsiyetini, ancak Cenab-ı Hakkın bildirmesi sayesinde anlayabilirler.

3. Kadir gecesi, Bin aydan hayırlıdır.

3. (Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır.) O, öyle seçkin, nûrlu bir mübârek gecedir, Kur’an-ı Kerim, o kutsal geceden itibaren yeryüzünü aydınlatmaya başlamıştır. Ve İslâm dinini, dinlerin sonuncusu olarak kurulmaya başlamış, insanlığın ufukları, mânevî nûrlar içinde kalmıştır.

Kadir gecesinin böyle bin aydan hayırlı olması, şu bakımdan da müslümanlar hakkında hususi bir lütuftur ki: Bu ümmetin ömürleri eski ümmetlerin ömürlerine kıyasla kısa bulunmaktadır.

Fakat bunlara verilen böyle pek feyizli bir gece, bin aydan hayırlı olunca bu ümmetin ömrü mânen uzatılmış demektir. Çünkü, böyle bir gecede yapacakları ibâdet ve itaat, bin gecede yapılmış gibi sayılarak o derece çok sevaba vesîle olacaktır.

4. Onda melekler ve ruh, Rabbilerinin izni ile her bir emrden iniverir.

4. O gecenin ne kadar ehemmiyet ve azamete sâhip olduğunu düşününüz ki: (Onda) O Kadir gecesinde (melekler ve ruh) Cibrîl-i Emîn (Rabbi’lerinin izni ile her bir emrden) Allâh-ü Teâlâ’nın o seneye ait takdîr ve kazası ne ise onlar hakkındaki vazifelerinden dolayı yeryüzüne (iniverir) o vazifelerini yerine getirirler.

Yâhut Kâbe-i Muazzam’a gibi, Ravza-i Mutahhara gibi yüce makamları ziyarette bulunurlar. Müminlerle karşılaşarak onlara selâm verirler, haklarında iyilik sever olarak selâmetlerine dua ediverirler. .

5. O gece tan yeri ağarıncaya değin bir selâmettir.

5. O mübârek Kadir gecesi (Tan yeri ağarıncaya değin) sabah vaktine, gündüz olup güneşin doğmaya yaklaştığı zamana kadar (bir selâmettir.) bir güven ve emniyettir.

Bütün o gece bir hayır ve bereketten ibarettir. Çünkü, asıl hakikat güneşi, insanlık âlemini mânevî, ruhanî ışıklar içinde bırakan Kur’an-ı Kerim, o geceden itibaren doğmaya başlamıştır. Kabiliyetini, temiz yaratılışını muhafaza etmekte olanlar, o sâyede aydınlanarak cehâletin karanlığından kurtulmaktadırlar.

Artık o mübârek gecenin yüce değerini Cenab-ı Hak’tan başka kim tamamıyla takdîr edebilir?. Kerîm, Rahîm Mâbudumuz, o gibi mukaddes vakitlerin feyizlerinden İslâm âlemini dâima faydalandırsın. Hz. Peygamber hürmetine âmin.

(LEYLE-İ KADR)

Yine berk urmadadır Leyle-i Kadir’in nûri.
Andırıp durmada her saha mukaddes tuvrı.

Parlıyor işte bu mesut şebi fevz-ü felâh.
Gıptalar etmede envarına bir nice sabah.

Ne hayırlı gecedir bu, ne muazzam bir an.
Bu gece başladı izzetle tulûa Kur’an.

Beşerin ruhuna bir feyz-i meâli kattı.
Açtı zulmetleri, dünyaları aydınlattı.

Devr-i fetret ne idi?. Ah ne meş’um andı.
Gâfil insan, ne fenâ şeyleri haalık sandı…

Sanki, olmuştu birer matla’ı şer leyl-ü nehar.
Zulmet-i küfür-ü cehâletle geçerler âsâr.

Hakkın en şaşaalı lûtfu tecellî etti.
Doğdu îman güneşi, Leyle-i fetret bitti.

Etti şu pür Lemean sâyede ba revnak-u nûr.
Nâm-ı İslâm ile bir ümmet-i merhume zuhur.

Ne şereftir ki, semü pâye melekler bilikram.
Sana vermektedir ey ümmet-i merhume!.

Selâm. Sen de ey şanlı, şerafetli, muazzam ümmet.
Eyle Mâbudunu bir vecdile zikre gayret.

Pertevi zikrîle şu mabed-i akdes dolsun.
En mukaddes emelin, Hz. Allah olsun.