SORU 17:
Cezbe nedir? Tasavvuf ehli bazı kimselerin vecd haline gelerek
kendilerinden geçmektedirler. Bu şer'an caiz midir?
Cezbe, Allah-u
Zülcelal tarafından kuluna bir ikramdır.
İmam Ahmed bin
Hanbel'in Müsnedi'nde, Hz. Ali radıyallahu anh'dan rivayet
ettiği bir hadis-i şerifte, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem, Hz. Ali'ye: "Sen bendensin." Hz.
Cafer'e: "Senin ahlakın ve yaratılışın benim ahlakım ve
yaradılışım gibi." Hz. Zeyde de: "Sen benim
azadlığım (azad olmuş kölemsin) "
demiştir. Bu şekilde söylemesi üzerine, vecde (cezbeye) gelip,
tek ayak üzerinde dolaşmaya başlamışlardır. Bu sahabilerin Hz.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem huzurunda böyle bir
harekette bulunmaları mümkün değildir. Fakat takatlerini aştığı
için kalkıp semaya başlamışlardır.
Hz. Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem'in huzurunda, takatin dışında böyle
bir olay zuhur ediyorsa, zamanımızda da böyle şeyler zuhur
edebilir. Sahabe-i kiram Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem'in huzurunda edeplerinden öyle hareketsiz bir şekilde
oturuyorlardı ki, onları görenler sanki üzerlerine kuş konmuşta
o kuşları ürkütmemek için böyle hareketsiz olarak oturduklarını
zannederlerdi. Ama Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu
üç sahabeye böyle buyurunca kendilerini tutamamışlar ve ayağa
kalkarak tek ayak üzerinde dönmeye başlamışlardır.
Burada şunu
bilmek lazımdır ki; cezbe haktır ve Allah-u Zülcelal tarafından
kuluna verilen bir ikramdır. Çünkü Allah-u Zülcelal bir ayet-i
kerimede şöyle buyurmuştur:
"Allah dilediğini kendisine çeker."
(Şura; 13)
Yani bir kişi
sohbet, zikir meclislerinde bulunduğu zaman Allah-u Zülcelal'in
rahmeti, feyzi, bereketi onun kalbine gelir, gelen bu rahmete ve
feyze dayanamayan kişi iradesinin dışında bağırma, ağlama,
titreme gibi haller gösterir.
Demek ki zaman
zaman sahabe-i kiram da söz ve fiil olarak diğer insanların
anlayamayacakları ama Allah-u Zülcelal'in tecellisinden
kaynaklanan haller zuhur etmiştir.