|
SORU4: Evliya-Veli ne demektir? Haklarında
kötü konuşmanın vebali var mıdır?
Veli'nin çoğulu Evliya'dır. Evliya; Allah'ı bilen,
Allah'ın dostu, sevgili kulu ve yakınıdır. Allah'a itaatta ve
muhabbette çok ileri derece de olup Hz. Peygamber sallallahu
aleyhi ve sellem'in sünnetini yerine getirme de çok titiz davranan
kimsedir. Allah-u Zülcelal bu kimseler hakkında ayet-i kerimede
şöyle buyurmuştur:
"iyi bilin ki, Allah 'in veli kulları için
hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar, iman edip
takvaya ermiş olanlardır. Dünya hayatında da, ahirette de onlar
için müjdeler vardır. Allah 'ın sözlerinde asla değişme yoktur. Bu
en büyük mutluluğun ta kendisidir.
" (Yunus; 62-64)
Görüldüğü gibi bu ayet-i kerimede veliler için
korku ve üzülme olmadığı, onların vasıflarının iman ve takva
olduğu belirtilmiştir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem'de Allah'ın veli kullarını anlatırken şöyle buyurmuştur:
"Onlar öyle kimselerdir ki, görüldükleri
zaman Allah'ı hatırlatırlar.
" (îbn-iMace, İbn-iEbi'd-Dünya)
Gerçekte velileri görmek derhal ahireti hatırlatır.
Zira onlarda haşyet ve tevazu vardır. Sanki nübüvvetten bir nur
parlamaktadır. Çünkü Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle
buyurmuştur:
"Allah, iman edenlerin velisidir (dostudur,
yardımcısıdır), onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır."
(Bakara; 257)
Allah'ın velileri, Allah'a iman ve taat yönünden
yakın olanlardır. Çünkü iman, bütün batıl ve yanlış inançlardan
sıyrılarak gerçeğe, hakka ulaşmış olmanın ifadesidir. İşte Allah
dostları, iman ve marifetullah'a ve takva ile de üstün ahlaka
ulaşmış olduklarından, Yunus suresi 62. ayette de buyrulduğu gibi,
her türlü korkudan kederden ve yeisten kurtulmuşlardır. Çünkü
onlar en üstün kudret olan Allah-u Zülcelal'in dostluğunu ve
himayesini kazanmışlardır.
Veli bir kula düşmanlık göstermenin akıbetini şu
hadis-i kudsi şöyle beyan etmektedir:
"Her kim beni tanıyan ve ihlas ile bana
ibadet eden bir
kuluma düşmanlık ederse, bende ona harb ilan
ederim..." (Buhari)
Veli, Allah'ın emir ve rızasından ayrılmayan bir kul
olduğuna göre, ona düşmanlık eden kimsenin haklı bir sebebi olamaz.
Burada Allah-u Zülcelal'in harbi; onu ya günahlara daldırması ya da
küfür bataklığına saplamasıdır. Ehl-i sünnet ve'l-cemaate göre,
geçmiş ümmetlerde olduğu gibi, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem'in ümmetinde de Allah'ın veli kulları vardır. Velilere
inanmak haktır. Evliyaları kabul etmemek, Kur'an ayetlerini inkar
olup, bu ise sapıklık ve küfürdür.
Allah-u Zülcelal'in veli kullarını haktır ve veli
kullara inanmak şarttır. Velilerde Allah-u Zülcelal'in kullarıdır.
Onlarda herkes gibi insandırlar. Onlar nefis ve şeytanın peşinden
gitmez, Allah-u Zülcelal'in emirlerine göre hareket ederler. Sur'un
son nefhasına kadar Allah'ın veli kulları bulunacak ve eksik
olmayacaktır. Kıyamet günü evliyaullah için ne mahsun olmak, ne
kederlenmek ve ne de korku vardır. Allah-u Zülcelal'in veli kulları,
Allah-u Zülcelal'e olan sevgilerinin fazlalığından, kendilerine tabi
olan kimseleri dünya sevgisinden koparıp Allah-u Zülcelal'in doğru
yoluna bağlarlar.
Allah dostlarını seven besledikleri muhabbetten
dolayı, Allah-u Zülcelal'i de sevmiş olurlar ve böylelikle Allah-u
Zülcelal'in dostluğunu kazanırlar. Çünkü Allah için Allah dostlarına
muhabbet Allah-u Zülcelal'i sevmek demektir. Allah dostlarının
münkirliğini yapanların ekseriyatının küfürle gittiği görülmüştür.
Allah dostlarına yakın olmanın faydası çoktur. Bu dünyada evliyalara
yakın olan kimse, aynı yakınlığı ahirette de muhafaza eder. Allah-u
Zülcelal bir insana dost olursa, herkes ona itaat etmek
mecburiyetinde kalır.
Kaynak: Seyda Muhammed Konyevi K.S
Hanefi ve Şafi Mezhebine Göre Asrımız Meselelerine
Fetvalar
Tasavvuf
|