SORU2: Tasavvufun gayesi
nedir?
Tasavvuf, islam dininin üzerine inşâ
edildiği üç temel mefhumdan biri olan "İhsan"ı kendine gaye
edinmiştir. O halde "İhsan"ın ne olduğunu anladığımız zaman,
tasavvufun özünü ve gayesini de daha iyi anlamış oluruz.
İhsan mefhumunu, bizzat
hadis-i şeriflerde görmekte ve açık bir şekilde izah edildiğine
şahit olmaktayız. Hz. Ömer radıyallahu
anh'in rivayet
etmiş olduğu bir hadis-i şerif (Cibril Hadisi) şöyledir:
"Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve
sellem'in yanında bulunduğumuz bir sırada, bir de baktık ki
elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah, üzerinde yolculuk yaptığına
dair hiçbir alamet olmayan ve hiçbirimizin tanımadığı bir kimse
geldi. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in yanına (varıp)
oturdu. Dizlerini dizlerine dayayıp ve her iki avucunu iki uyluğu
üzerine koyup:
"Ya Muhammed! İslam
nedir? Bana söyler misin?" dedi. Hz.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:
"Allah 'tan başka hiç
bir ilah ve mabud-u billah olmadığına ve Muhammed'in O'nun Resulü
olduğuna şehadet etmen, namazı ikâme etmen, zekâtı vermen,
ramazanda orucu tutman ve yoluna gücün yeterse, Beytullah 'a hac
etmendir." buyurdu. O (yabancı
kimse):
"Doğru
söylüyorsun. "dedi.
Biz onun bu haline, hem Hz.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e soruyor, hem de onu tasdik
ediyor, diye hayret ettik. Ondan sonra:
"Bir de iman nedir? Bana
söyler misin? " dedi. Hz. Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem:
"İman;Allah'a, meleklerine,
kitaplarına,peygamberlerine, ahiret gününe iman etmendir. Bir de
hayır, şer ve kaderin Allah 'tan
olduğuna iman etmendir."
buyurunca, yine:
"Doğru söylüyorsun."
dedi.
"Ve İhsan nedir? Bana
söyler misin? "
diye tekrar sordu. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi
ve sellem de:
"İhsan, Allah'a sanki
görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Zira sen O'nu görmüyorsan O
seni görüyor" buyurdu. O yine:
"Doğru söylüyorsun."
dedi.
Ve bu yabancı kimse gidince
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir müddet durdu:
"Ya Ömer! Bilir misin o soran kimdi? " dedi.
"Allah ve Resûlüllah bilir." dedim. O zaman
buyurdular ki: "O,
Cebrail idi. Size dininizi öğretmek için geldi."
(Müslim)
İşte Hz. Ömer radıyallahu anh'ın
rivayet etmiş olduğu bu hadis-i şerifte, Hz. Peygamber sallallahu
aleyhi ve sellem bize islam dininin üç rükün üzerine olduğunu
bildirmiştir.
1. İslam:
Zahirî azalara taalluk eden amellerdir.
(Namaz, oruç, hac, zekât gibi.)
2. İman:
Allah'a, meleklere, kitaplara, peygamberlere,
ahiret gününe, kaza ve kaderin Allah'tan olduğuna iman etmek gibi
kişinin itikadına taalluk eden amellerdir.
3. İhsan:
Bu da murakabe ve müşahedeye taalluk eden
amellerdir. Bu ihsan makamı, manevi huşu ve huzur içerisinde
Allah-u Zülcelal'e ibadet ederek kalbin temizlenmesine işaret
etmektedir. Bundan dolayı ihsan makamı olmazsa dinin bir kısmını
eksik bırakılmış olur.
Şöyle ki; bu hadis-i şerifte açıkça,
kulun bütün ibadet ve kulluk görevlerini yerine getiren yani
hayatının her anında, Allah-u Zülcelal'in kendisini gördüğünün,
işittiğinin ve bildiğinin şuurunda olması gerektiği beyan
edilmektedir. İşte, kişinin bu ihsan halini bozan sebepler;
şeytanın vesvesesi, nefsin arzuları ve dış dünyanın etkileridir. O
halde, bu tesirlerden kurtulmamız gerekmektedir ki ihsanı
yaşayabilelim. Bu tesirlerden kurtulma yolu ise bunların
sebeblerini, insana nasıl tesir ettiklerini ve bunlara karşı ne
gibi tedbirler alınması gerektiğini; kısaca bu marazi durumun
teşhis ve