FELİX CULPA – MESUT
SUÇ
NECİP FAZIL
· Latince bir tabir… Mesut hata, kutlu suç manasına…
· Bu tabir, Türk tarihinin son safhasını dolduran köksüz
ıslah hareketlerinin ve sahte kahramanların iç yüzünü ifşa etmesi
bakımından bir şaheser… Onda, muhtaç olduğumuz üstün idrakin en
büyük ve en incesine yol açan bir anahtar değerini buluyoruz.
· Eski Romalı, bu tabiri, dışından mesut gibi görünüp de iç
yüzü felaketli işler hakkında kullanıyor. Evet, eski Romalı bir
hadisenin dış yüzünde kalmayıp iç maktalarına kadar işleyici bir
göze malik olmanın bugün Batı dünyası tarafından şiarlaştırılmış
akıl harikasına malik bulunuyordu.
· Böylece, daldaki meyvenin kökle alakasını şart koşucu oluş
kanununu, yoksa illetli kök üzerindeki, ağaç dalına yapışık iğreti
meyveden hiçbir hayır gelmeyeceğini pek güzel belirtiyor bu tabir…
· (Felix Culpa) yı gayet açık bir misale kavuşturmak için,
yedek parçası, muharrik kuvveti, hatta ham maddesi dışarıdan gelen
bir fabrika düşünelim: Bu fabrika, kurulduğu memleket hesabına, dış
cephesi mübarek bir cinayetten başka bir şey değildir.
· Bünyeye uymayan, bünye içinden gelmeyen ve iktisadi,
ictimai, ruhi, siyasi, ana dayanağını bünyede kurmamış olan her
ıslah hareketi bir (Felix Culpa) dır.
· Tanzimattan bugünedek, devrim, verim, eser, nizam adına ne
yapılmışsa, hepsi birer (Felix Culpa)…
· Mağrur, fakat hakikatte mahrum (Felix Culpa)larla ezmeye
çalıştıkları mahzun, fakat hakikatte her şeye malik şahsiyetimizi
müdafaa etmek için bu anahtar mefhum en büyük silahlardan biridir.
· <<Eser,
eser!>> diye tepindikleri şeylerin karşısına bu tabirin gözlüğüyle
çıkıp bakınız: Sinan’ın eserleri gibi gerçek ve şahsiyetli bir bina
mıdır gördüğünüz, yoksa gece-kondular semtine bitişik ve deniz
kumundan yapılmış bir gök-delen mi? Bu gökdelen misalinde, sahiden
gökleri delen ve ağlatan bütün sahte oluşlarımızı seyredebiliriz.