|
|
RAUF
Pek
esirgeyen, çok acıyan
Böylece
biz sizi, insanlara şahid (ve örnek) olmanız için orta
bir ümmet kıldık; Peygamber de üzerinizde bir şahid
olsun. Senin üzerinde bulunduğun (yönü, Ka'be'yi) kıble
yapmamız, elçiye uyanları, topukları üzerinde gerisin
geri dönenlerden ayırdetmek içindir. Doğrusu (bu,)
Allah'ın hidayete ilettiklerinin dışında kalanlar için
büyük (bir yük)tür. Allah, imanınızı boşa çıkaracak
değildir. Şüphesiz, Allah, insanlara şefkat edendir,
esirgeyendir. (Bakara Suresi, 143)
Allah'ın
yarattığı tüm canlılar kusursuz, üstün bir yaratılış
ve kompleks bir yapı sayesinde yaşamlarını sürdürmektedir.
Bu, O'nun merhametinin ve rahmetinin bir delilidir. Çünkü
hiçbir canlı kendisi için en uygun, en elverişli şekilde
yaşamak için güç sarfetmemiş, sadece Allah'ın üstün
aklına teslim olmuştur. O, ihtiyaç duyabileceği herşeyi
zaten kendisine vermiştir. Mesela bütün canlıların
kendilerini savunmak için farklı yetenekleri vardır.
Kimisi son derece korkutucu bir görünüme sahiptir, kimisi
zehirli, kötü kokulu veya yakıcı gazlar püskürtür.
Bazıları atik ve çabuktur; düşmanlarından hızla kaçarlar,
böyle olmayanlar ise farklı bir savunma şekli olarak
dayanıklı zırhlarla kaplıdır. Bir kısmı bedenlerini düşmanlarından
saklayabilecek şekilde bir görüntüye sahiptir, diğer
bir bölümü de ölü taklidi yaparak düşmanı kandırabilecek
şekilde var edilmişlerdir.
Şüphesiz
canlılar bütün bu niteliklere tesadüfen ya da kendi
istekleriyle ulaşmamışlardır. Herşeyi böylesine
kusursuz ve büyük bir ilimle yaratan Allah onların üzerindeki
şefkatini, her birini yeryüzünde hayatlarını sürdürebilecek
şekilde noksansız donatmasıyla gösterir.
Tüm
bu canlıların sahip oldukları özellikler yanında
insanların hizmetine verilen imkanlar ise çok daha üstündür.
Öyle ki insan maddi ve manevi sahip olduğu tüm özellikleri
düşündüğünde, hayatını sürdürebilmesi için özel
olarak yaratılmış bir dünyada yaşadığını kesin
olarak farkedebilir. Varlığını sürdürebilmek için
ihtiyaç duyduğu herşeyi yakınında bulması Allah'ın
rahmetinin çok büyük bir delilidir. Fakat tüm bunlardan
çok daha önemli bir nokta vardır: İnsanın görebilmesi,
işitebilmesi, konuşabilmesi... Tüm bunları yapabilmesi için
göz, kulak ve dili yaratan Allah, aynı zamanda verdiği düşünme
kabiliyetiyle de insanı yeryüzündeki tüm canlılardan üstün
kılmıştır.
Her
bir nefsin hayırdan yaptıklarını hazır bulduğu ve her
ne kötülük işlediyse onunla kendisi arasında uzak bir
mesafe olmasını istediği o günü (düşünün). Allah,
sizi kendisinden sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli
olandır. (Al-i
İmran Suresi, 30)
Görmedin
mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden
gemileri, sizin yararınıza verdi. Ve izni olmadıkça, göğü
yerin üstüne düşmekten alıkoyar. Şüphesiz Allah,
insanlara karşı şefkatlidir, çok merhametlidir. (Hac
Suresi, 65)
Sizi
karanlıklardan nura çıkarması için kuluna apaçık
ayetler indiren O'dur. Şüphesiz Allah, size karşı
elbette şefkatli olandır, esirgeyendir. (Hadid Suresi, 9)
|
|