|
|
MEVLA
Dost,
sahip, müminlerin dostu olan, onlara hayır yolları açan ve onları muvaffak
kılan.
Hayır,
sizin mevlanız Allah'tır. O,
yardım edenlerin en hayırlısıdır. (Al-i
İmran Suresi, 150)
Mümin,
herkesin ve herşeyin varoluşunu Allah'a borçlu olduğunu bilir. Kendisi de
dahil tüm varlıkları Allah ayakta tutmaktadır ve dilediği anda yok edip
ortadan kaldırabilir. Çünkü gerçek sahipleri O'dur. Bu yüzden de müminin
yegane dostu Allah'tır. Ve O'nu vekil edinmesinden dolayı yaşamı boyunca her
türlü sıkıntı ve üzüntüden de uzaktır. Herşeyden önce Yaratanının,
en büyük dostunun yardımı ve desteği kendisiyle beraberdir. Allah da velisi
olduğu kulunun üzerine "güven duygusu ve huzur" (Tevbe Suresi,
26) indirmiştir.
Bu
huzur, müminin; her namazda, her salih amelde, Allah rızası için yaptığı
küçük büyük her işte Rabbinin kendisini gördüğünü ve bunların karşılığını
kat kat fazlasıyla vereceğini bilmesinden doğar. Yine Allah'ın kendisini görünmeyen
ordularla ve meleklerle desteklediğini, "önünden ve arkasından
izleyenleri" olduğunu ve bunların kendisini "Allah'ın
emriyle gözetip korumakta" (Rad Suresi, 11) olduklarını, O'nun
yolunda yapılan mücadelede galip gelecek olanların, cennetle müjdelenenlerin
hep müminler olduğunu bilmesinden kaynaklanan bir güven duygusudur. Mümin
mevlası olan Allah'ın kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyeceğini
de bilir. Kadere ve her işi evirip çevirenin Allah olduğuna kesin bir
bilgiyle iman eder ve böylece yalnız O'na tevekkül eder. Müminlerin içinde
bulundukları bu ruh haline Kuran'da şu ifadeyle dikkat çekilmiştir:
De
ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir
şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül
etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)
Kuşkusuz
Allah'ın dostluğu insanlarınkine benzemez. O kimi dost edinmişse, o kişiyi
dünyada ve ahirette olabilecek en üstün nimete kavuşturmuştur. Yaratanın,
yarattığını dost edinmesi ise yüce Allah'ın şanındandır.
Allah
adına gerektiği gibi cihad edin. O, sizleri seçmiş ve din konusunda size bir
güçlük yüklememiştir, atanız İbrahim'in dini(nde olduğu gibi). O (Allah)
bundan daha önce de, bunda (Kur'an'da) da sizi "Müslümanlar" olarak
isimlendirdi; elçi sizin üzerinize şahid olsun, siz de insanlar üzerine şahidler
olasınız diye. Artık dosdoğru namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a sarılın,
sizin Mevlanız O'dur. İşte,
ne güzel mevla ve ne güzel yardımcı. (Hac Suresi, 78)
Rabbimiz,
unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma.
Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme.
Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet.
Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı
bize yardım et. (Bakara Suresi, 286)
Sonra
gerçek mevlaları olan Allah'a döndürülürler. Haberiniz olsun; hüküm yalnızca
O'nundur. Ve
O, hesap görenlerin en süratli olanıdır. (Enam Suresi, 62)
Geri
dönerlerse, bilin ki gerçekten Allah, sizin mevlanızdır. O, ne güzel mevladır
ve ne güzel yardımcıdır. (Enfal Suresi, 40)
|
|