|
|
KASİM
Kısımlandıran,
rızıkları, nimetleri adalet, hikmet ve rahmet içinde taksim edip herkese
nasibini veren.
Senin
Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini
aralarında biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü
'teshir etmesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik.
Rabbinin rahmeti; toplayıp-yığdıklarından daha hayırlıdır. (Zuhruf
Suresi, 32)
Amazon'da
yüzlerce sene dimdik duran ağaçlar, kuzey kutbunda her tarafı buzlarla çevrili
bir adada yaşayan penguen sürüsü, çölde 30 senedir hiç kıpırdamadan
duran bir kaktüs, yağmur ormanlarında taşıdıkları yapraklardan ürettikleri
mantarla beslenen karıncalar ve bunlar gibi milyonlarca yıldır yaşamlarını
sürdüren canlılar ordusu...
Yukarıda
sayılan ve sayılamayan canlıların hepsi yaşamak için beslenmeye muhtaçtır.
Kimi kesinlikle suya ihtiyaç duyarken, kimi senelerce hiç su istemez, birisi sıcağı
severken diğeri sıcakta yaşayamaz. Üstelik hepsinin birarada yaşaması için
bunlar gibi birçok şartın aynı anda oluşması gerekir. Tüm bu canlıları
yaratan Allah, herbirinin ihtiyaçlarını ayrı ayrı düzenlemiştir. 100
senedir ormanın içinde duran ağacı ve burada ismi anılan veya anılmayan tüm
canlıları beslemekte ve korumaktadır. Üstelik hepsini aynı topraktan rızıklandırır.
Toprağın içindeki tüm mineralleri, gökten indirdiği yağmuru canlılar
arasında eşit paylaştırır. Allah yarattığı herşeyin ihtiyacını katından
tek tek indirir, rahmetini yarattığı canlılar arasında paylaştırır.
Elbette bu canlılar arasında insan da vardır. Allah insanın yaşayabilmesi için
çeşit çeşit nimet var etmiş, ihtiyacı olan herşeyi kendisine vermiştir.
Nitekim bu önemli gerçeğe Kuran'da şöyle dikkat çekilmiştir:
Size
her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız,
onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir,
pek nankördür. (İbrahim Suresi, 34)
|
|