|
KAİM
İdare
edip ayakta tutan
Allah...
O'ndan başka ilah yoktur. Diridir,
kaimdir. (Al'i İmran Suresi, 2)
Bazı
insanlar kainattaki kusursuz sistemin bir kez var edildiğini ve bundan sonra da
kendi kendine işleyişine devam ettiğini düşünürler. Bu, belki sürekli
dile getirilmez ama insanların bilinçaltlarında hakim olan genel kanı budur.
Kendini Yaratıcısı'na karşı sorumlu hissetmek istemeyen, O'nun kendisinden
istediklerini yerine getirmeyi kabullenmeyen insanlar arasında bu düşünce
bir nevi kaçış yoludur. Eğer Allah bir kez yaratıp sonra herşeyi kendi
haline bıraktıysa kendilerinin de O'na karşı sorumluluğunun azalacağı
gibi yanlış bir fikre kapılırlar.
Ancak
varlığın temelinde o kadar ince ve hassas detaylarla bezenmiş kanunlar,
sebepler vardır ki, her an üstün bir gücün kontrolü olmadan bunların işleyişini
sürdürmesi mümkün değildir. Gören, duyan ve görüp duyduklarından
basiretle sonuç çıkarabilen insanların bu büyük gerçeği farkedememeleri
söz konusu olmaz. Nitekim Fatır Suresi'nin 41. ayetinde Allah gökleri ve yeri
kendisinin tuttuğunu şöyle bildirir:
Şüphesiz
Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor.
Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, kendisinden sonra artık kimse onları
tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır. (Fatır Suresi, 41)
Yukarıdaki
ayette de görüldüğü gibi kainat yaratılmış ve sonra kendi işleyişine bırakılmış
değildir. Yaşamın sürmesi, evrendeki hassas dengelerin, olağanüstü
inceliklerle dizayn edilmiş sistemlerin devam etmesi Allah'ın kontrolüyle mümkündür.
O'nun dilemesi dışında hiçbir şey varlığını sürdüremez. Allah'ın
yoktan var ettiği evren yine O'nun 'Kaim' sıfatı ile ayakta durmaktadır.
Allah...
O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde
ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte
bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise)
Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar.
O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların
korunması O'na güç gelmez. O, pek yücedir, pek büyüktür. (Bakara Suresi,
255)
(Artık
bütün) Yüzler, diri, kaim olanın önünde eğik durmuştur ve zulüm yüklenen
ise yok olup gitmiştir. (Taha Suresi, 111)
|