|
|
KAFİ
Yeterli,
varlığı mevcudatın bütün ihtiyaçlarına yeten.
Allah,
kuluna yeterli değil mi? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi
saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur. (Zümer Suresi, 36)
Allah'a
kesin bilgiyle iman etmeyen insanlar için yeryüzünde korku duyacakları pek
çok olay ve varlık mevcuttur. Kimi insanlardan gelebilecek zararlardan korkar,
kimi doğa olaylarından, kimi elindeki malların yok olmasından, kimi sevdiği
bir yakınını kaybetmekten...
Oysa
Allah kesin bilgiyle iman eden insanlara Kuran'da şöyle seslenmiştir:
"Eğer
kesin bir bilgiyle inanıyorsanız (Allah), göklerin, yerin ve bu ikisi arasında
bulunanların Rabbidir. O'ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin
de Rabbinizdir, geçmiş atalarınızın da Rabbidir." (Duhan Suresi, 7-8)
Ayette
de bildirildiği gibi göklerde ve yerde tek ilah Allah'tır. Müminler bilirler
ki O'ndan başka hiçbir varlık kendilerine bir zarar vermeye veya bir yarar sağlamaya
güç yetiremez. Eğer bir zorlukla karşılaşırlarsa Allah'a yönelip dönerler
ve O'nun kendilerine yardım edeceğini, dualarına icabet edeceğini bilirler.
Ve asla Allah'tan başkasından bir yardım, bir fayda ummazlar. Çünkü yeryüzünde
tek güç sahibi olan O'dur ve hiçbir varlığın O'nun dilemesi dışında bir
zarar verme veya fayda getirme kabiliyeti yoktur. Dolayısıyla gerçekten iman
eden bir insan için Allah yardım dilenecek, korkulacak tek makamdır. Nitekim
yukarıdaki ayette 'Allah kuluna yeterli değil mi?' sorusundan sonraki ayetler
şöyle devam eder:
Allah,
kimi hidayete erdirirse, onun için bir saptırıcı yoktur. Allah, intikam
sahibi, güçlü ve üstün olan değil midir?.. De ki: "Gördünüz mü-haber
verin; Allah'tan başka taptıklarınız, eğer Allah bana bir zarar dileyecek
olsa, O'nun zararını kaldırabilirler mi? Ya da bana bir rahmet vermeyi
istese, O'nun rahmetini tutup-önleyebilecekler mi" De ki: "Allah,
bana yeter... (Zümer
Suresi, 37-38)
|
|