|
|
BERR
Kullarına
karşı iyiliği çok olan
"Şüphesiz,
biz bundan önce O'na dua (kulluk) ederdik. Gerçekten O, iyiliği bol,
esirgemesi çok olanın ta kendisidir." (Tur Suresi, 28)
Allah
insanı yaratmış ve onu yaşaması için her yönden elverişli olan bir
mekana yerleştirmiştir. Bu mekanda var olan herşeyi de insan için özel
yaratmış ve onun hizmetine vermiştir. Nahl Suresi 4-16. ayetler arasında
Allah insanlara sunduğu nimetlerin bir kısmını şöyle sıralamıştır:
İnsanı
bir damla sudan yarattı, buna rağmen o, apaçık bir düşmandır. Ve
hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve
onlardan yemektesiniz. Akşamları getirir, sabahları götürürken onlarda
sizin için bir güzellik vardır. Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının
telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz
sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir. Onlara binmeniz ve süs için atları,
katırları ve merkebleri (yarattı). Ve
daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır? Yolu doğrultmak Allah'a
aittir, kimi (yollar) ise eğridir. Eğer o dileseydi, sizin tümünüzü
elbette hidayete erdirirdi. Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan,
ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için
ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir.
Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. Geceyi, gündüzü,
güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır
kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için
ayetler vardır. Yerde sizin için üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri
de (faydanıza verdi). Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için
ayetler vardır. Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et
yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs-eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin
onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun
fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir. Sizi sarsıntıya uğratır diye
yerde sarsılmaz dağlar bıraktı, ırmaklar ve yollar da (kıldı). Umulur ki
doğru yolu bulursunuz. Ve (başka) işaretler de (yarattı); onlar yıldız(lar)la
da doğru yolu bulabilirler. (Nahl Suresi, 4-16)
Kuşkusuz
yukarıda sayılanların tek bir tanesi bile insanın kendi imkanlarıyla elde
edebileceği, oluşturabileceği, sahip olabileceği şeyler değildir. Bunların
tümü Allah’ın insana nimet olarak sunduğu güzelliklerdir. Yukarıda arka
arkaya sıralanan nimetler Allah'ın kullarına karşı 'iyiliğinin çok' olduğunun
apaçık delilleridir.
Peki
bunca iyilik karşısında insana düşen nedir?
Allah
yukarıdaki ayetlerin devamında kullarına verdiği nimetlerin karşılığında
istediğinin yalnızca öğüt alıp düşünmeleri ve Allah'a kulluk etmeleri
olduğunu da bildirmiştir:
Yaratan,
hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz? Eğer
Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak
bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Nahl
Suresi, 17-18)
|
|