|
AZİM
Pek
azametli, büyük
Göklerde
ve yerde olanlar O'nundur. O, yücedir, büyüktür. (Şura Suresi, 4)
Allah'ın
büyüklüğü ve azameti kuşkusuz bir insanın kavrama sınırının çok üstündedir.
Fakat insan yine de kendi aklının sınırları dahilinde Allah'ın ne kadar güçlü
ve kudretli olduğunu biraz olsun görebilir, anlayabilir. Zira tüm kainat
Allah'ın büyüklüğünü gösteren sayısız örnekle doludur. İnsanın yalnızca
içinde yaşadığı dünyayı biraz incelemesi dahi, herşeyi yaratan Allah'ın
azametini hissettirecektir.
Tonlarca
ağırlıkta bulutları taşıyan gökyüzü, binlerce metre yükseğe uzanan dağlar,
içlerinde milyonlarca çeşit canlının bulunduğu denizler, çakan şimşek
ve onun ardından gelen gökgürültüsü ve O'na boyun eğmiş milyarlarca canlı...
Bunlar ve burada sayılamayan sayısız detay Allah'ın büyüklüğünün açık
delilleridir.
Bir
de dünyanın biraz dışına çıkıp düşünelim. Şöyle bir örnek, kainatı
yaratan sonsuz azamet sahibini biraz daha derin kavramamıza yardımcı olacaktır:
Evren
adını verdiğimiz sınırsız bir mekan içinde yaşıyoruz. Bugün bilim
adamlarının ulaşabildikleri bilgi seviyesine göre bu evren, içinde
milyarlarca galaksiyi barındırıyor. Peki bu galaksilerin içinde neler var?
Yine bilimin bize bildirdiği, her galaksi içinde milyarlarca yıldız bulunduğu.
Biz de içinde milyarlarca yıldız içeren milyarlarca galaksiden birinin içinde,
Dünya ismi verilen ve saatte 1670 km. hızla hiç durmadan dönen bir gezegen
üzerinde yaşıyoruz. Ve kuşkusuz bu rakamlarla düşünüldüğünde, kainat
içindeki varlığımız, bir toz zerreciğinin dünya içindeki varlığı ile
dahi kıyaslanamayacak derecede küçüktür.
İşte insan, bir
iki dakika düşündüğünde dahi kendisini hayrete düşüren bir kainata
hakim olan, azamet sahibi bir Yaratıcı'ya kulluk etmeye davet edildiğini
farkedebilir. Tüm kainatı yaratan, milyarlarca yıldızı barındıran,
milyarlarca galaksinin tümünü kontrolü altında tutan büyük bir gücün
sahibine...
Allah...
O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, kaimdir. O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde
ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte
bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise)
Dilediği kadarının dışında, O'nun ilminden hiçbirşeyi kavrayıp-kuşatamazlar.
O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların
korunması O'na güç gelmez. O, pek yücedir, pek büyüktür. (Bakara Suresi,
255)
|