
|
|
Ilm'ül - Yakin, Aynel - Yakin ve Arz Günü Suâl
Ulu
Allah (C.C.) buyuruyor ki:
"Hayir, hayir. Kesinliklee bir bilmis olsaniz."
(Tekasür Sure-i Celilesi: 5)
Yani Kiyametin içyüzünü kesinlikle bilseniz, sayi çoklugu ile
böbürlenmeden vazgeçer, size yarayacak davranislar islerdiniz.
Zararli davranislardan sakinirdiniz. Ve Kiyamet Günü varlikla sayi
çoklugu üe övünmenin hic bir faydasi olmadigini Peygamberler gibi
kesinlikle bilseniz varlikla ve sayi çoklugu ile böbürlenmezdiniz.
Diyenler olmustur.
«Mutlaka cehennemi göreceksiniz»
(Tekasür Sure-i Celilesi: 6).
Ulu Allah (C.C.) yemin ediyor ki.
Kiyamet Günü atesi ve onun siddetini kendi gözününzle göreceksiniz
ve
«Sonra da onu (cehennemi) mutlaka kesin müsahede ile göreceksiniz»
(Tekasür Sure-i Celilesi: 7)
Yani cehennemi, hic bir süpheye yer birakmayacak sekilde gözleriniz
ile görecek, müsahede edeceksiniz.
Acaba «ilm-ül Yakin {kesin bilgi» ile «ayn-el Yakin (kesin müsahede)»
arasinda ne fark vardir? denilirse söyle cevap verilmistir.
«Ilm-ül Yakin» da meleklerin bilgisidir. Cünki onlar cenneti,
cehennemi. Levhi, kalemi, Ars'i, Kürsi'yi acikca müsahede ediyorlar,
o yüzden bu sayilan konular hakkinda onlarin bilgisi «ayn-el yakin»
oluyor.
Bu konuda söyle de diyebilirsin «Ilm-ül Yakin» yasayanlarin ölüm ve
mezarlari hakkindaki bilgisidir. Cünki onlar ölülerin kabirlerde
olduklani bilirler, ama durumlarinin nice oldugunu bilmezler. Ayn-el
Yakin» da ölüm ve kabirler hakkinda bizzat öiülerin bilgisidir.
Çünki gerek bir cennet bahçesi olarak ve gerekse bir cehennem çukuru
olarak kabirleri yakindan müsahede etmislerdir.
Söyle de düsünülebilir. «ilm-ül Yakin» Kiyamet hakkinda dünyada iken
edinilen bilgidir. Ayn-el Yakin» da bütün korkunçluklari ile
Kiyameti müsahede etmektir.
Yahud da söyle denebilir. «ilm-ül Yakin» cennet ve cehennem hakkinda
edinilen ön bilgidir. Ayn-el Yakin» da cennet ve cehennemi dogrudan
dogruya görmektir.
«Sonra o gün mutlaka nimetlerden sorguya çekileceksiniz»
(Tekasür Sure-i Celilesi: 8)
Âyetinden murat: Kiyamet gününde dünya nimetlerinden mutlaka
sorulacaksiniz, bunlar beden, kulak, göz ile kazançlar, yiyecekler,
içecekler ve saire olup bunlarin sükrünü yaradanlarina eda ettiniz
mi ona sükrenda mi bulundunuz, küfrani nimette mi diye
sorulacaklardir demektir.
Ibni Ebû Hatim ve Ibni Merduye, Zeyd Ibni Eslem'den o da babasindan
(Allah hepsinden razi olsun) rivayet ettigine göre Peygamber
(S.A.V)'imiz «Elhakümü» (Tekasür Suresi) sûresini okuyarak su
sekilde yorumlamistir.
«Sizi sayi çoklugu ile böbürlenmek sasirtti, (ibadetten alakoydu).»
Hatta «Mezarlari bile ziyaret ettiniz bundan murat size ölüm
gelinciye kadar» demektir.
«Hayir, hayir ögreneceksiniz.» (Yani kabirlerimize girerseniz),
ögrenebilirsiniz.
«Sonra yine hayir hayir ögreneceksiniz» Bu âyette buyuruyor ki
(kabirlerinizden çikip Mahsere varirsaniz)» anlayacaksin.
«Hayir hayir ilmi yakinde bir bilseniz» buyuruyor ki (Rabb'imizin
huzurunda amellerinize vakif olsaniz).
«Mutlaka Cahim'i göreceksiniz» Bunun sebebi: (Cünki sirat cehennemin
ortasindan geçecekdir. Kimi geçip kurtularak kimi böbürlenerek
kurtulacak kimi de cehennem atesine düsecektir.»
«Sonra o gün mutlaka nimetlerden sorguya çekileceksiniz» (yani
karninizin doymasindan, soguk sulardan evlerin sagladigi gölgelerden
yaratilistaki dengeden ve uykunun verdigi lezzetten sorguya
cekileceksiniz)»
Hz. Ali (K.V.) der ki; «Dünya nimetinden maksat, vucud sagligidir.
Bugday ekmegi yiyen, soguk Firat suyundan içen ve oturulabilir bir
evi olan kimsenin bu varliklari, sorusturma konusu olacak olan
nimetlerdir.»
Ebû Kilâbe'nin (R.A.) rivayet ettigine göre «sonra o gün mutlaka
nimetleri hakkinda hesaba çekileceksiniz.» Mealindeki âyet inince
Peygamber (S.A.V)´imiz:
«âyetin kasdettigi kimseler ümmetinin içinden yag ile bali
karistirip yiyenlerdir» diye buyurmustur.
ikrime'nin (R.A.) rivayet ettigine göre «Yukardaki âyet inince
sahabiler «Yâ Rasûlallah (S.A.V), bizi hangi nimetin içindeyiz biz
ancak arpa ekmegi ile karnimizi ancak yarim yamalak doyurabiliyoruz»
dediler.
Bunun üzerine ulu Allâh, Peygamber'ine bilirdi ki: «Onlara söyle:
Ayaginda nalin giymiyor musunuz, soguk sular içmiyor musunuz? Iste
bunlar birer nimettir.
Tirmizi ve diger ana hadis kaynaklarina göre «et-tekâsür» süresi
inip Peygamber (S.A.V)'imiz de onu: «O gün mutlaka nimetlerden
sorguya çekileceksiniz»
Mealindeki sonuncu âyetine kadar okuyunca, sahabiler: «Rasûlallah
(S.A.V)! Biz hangi nimetten sorguya çekilecegiz ki? Elimizde ki
ancak kara renkli yani su ve hurma var. Kiliçlarimiz boyunlarimizda
ve düsman yanibasimizda. Buna göre hangi nimetten sorguya
çekilecegiz ki?» derler.
Peygamber (S.A.V)´imiz de onlara: "Bu ilçede olacaktir" diye cevap
verir.
Ebû Hûreyre'nin (R.A.) rivayet ettigine göre Peygamber'imiz (S.A.S.)
buyuruyor ki:
«— Kiyamet günü, kulun dünya nimetlerinden ilk sorguya çekilmesi
kendinin biz sana vücud sagligi vermedik mi, seni soguk suya
kandirmadik mi» denilmek suretiyle olacaktir."
Müslim ve baskalarinin rivayetine göre Ebû Hureyre (R.A.) der ki.
«Peygamber (S.A.V)'imiz bir gün evinden çikmis, yolda yürürken Ebû
Bekr (R.A) ve Ömer (R. Anhuma) ile çarsilasmis. Onlara:
«Bu saatte niye evlerinizden çiktiniz?» diye sormus. Onlar da: «Yâ
Rasülallah (S.A.V) açiktik da ondan.» diye cevap vermisler.
Peygamber (S.A.V)´imiz de onlara:
«nefsimi kudret elinde tutan Allah'a yemin ederek söylüyorum ki, ben
de o yüzden sokaga çiktim. Haydi kalkin bakalim» buyurmus.
Her ikisi de O'nunla birlikte kalkip yola koyulmuslar. Ensar'dan bir
sahâbînin evine varmislar, adam evde yoktur. Evin kadini Peygamber
(S.A.S.)'imizi görünce «hos geldiniz, buyurunuz» demis.
Peygamber (S.A.S.)'imiz «Filân nerede» diye ev sahibi Ensâriyi
sorar.
Kadin: «Bize içecek su aramaya çikti» der. O sirada adam da çika
gelir.
Peygamber (S.A.S.)'imiz ile arkadaslarini görünce: «Elhamdülillah,
bu gün ne kiymetli misafirler buldum» der.
Derhal kosarak onlara karisik hurma dolu bir çanak getirir. «Bundan
yiyedurun» der ve eline biçagi alir.
Peygamber (S.A.S.)'imiz ona sakin süt veren koyun kesme» der.
Adam onlara koyun keser. Hem koyunun etinden ve hem de o karisik
hurmalardan yerler, içerler. Karinlari doyup soguk suya da kaninca
Peygamber (S.A.S.)'imiz, Ebû Bekir ile Ömer'e:
«nefsimi kudret elimde tutan Allah'a yemin ederek söylüyorum ki.
Kiyamet Günü bu nimetten dolayi hesaba çekileceksiniz» buyurur.
Kalplerin Keşfi |
|