
|
|
Gökler ve Çeşitli Cinsler
Rivayete göre; Allah'in (C.C.) ilk yarattigi varlik «cevher» dir.
Allah (C.C.) cevhere heybet nazari ile bakinca Allah (C.C.) Korkusu
ile eridi ve titredi, arkasindan su oldu. Sonra Allah (C.C.) suya
rahmet nazari ile bakinca yarisi dondu. Allah (C.C.) bu donmus sudan
«Ars»i yaratti.
Ars da sarsilmaya baslayinca Allah (C.C.) üzerine «Lâ ilâhe îllallah,
Muhammedürrasûllah» (Allah (C.C.)'dan baska ilâh yoktur. Muhammed
Allah'in rasul'udür)» cümlesini yazdi, O zaman sükûnet buldu.
Geriye kalan suyu, Allah (C.C.) Kiyamet Günü'ne kadar kendi hâline
sarsilmaya ve kaynasmaya birakti. Nitekim ulu Allah (C.C.) «O'nun
Ars'i su üzerinde idî» buyuruyor.
Arkasindan su calkanmaya ve köpürmeye basladi, ondan dumanlar çikti
ve birbiri üzerine yigilarak yükseldi. Dumanin köpügü vardi, Allah
(C.C.) bu köpükten "kat" halinde yer gökleri yaratti.
Bu sathada yer ve gök tabakalari yapisikti. Ulu Allah (C.C.)
aralarinda rüzgâr yaratti ve böylece yer katlari ile gök katlari
birbirinden ayrildi.
Nitekim ulu Allah (C.C.) bu durumu bildirerek: «Sonra semaya
dogruldu ki; o bîr duman halinde idi.» buyurur.
Hikmet ehli söyle der: "Allah (C.C.) gögü neden dumandan yaratti da
Buhardan yaratmadi? Cünki duman düzleri birbirleriyle baglantili
halde yaratilmistir. Sonuncusu yerinde sabittir. Oysa ki, buhar
dengesiz bir yapiya sahiptir, dönücüdür.
Bu da ulu Allah (C.C.)'in ilminin kemâlini ve hikmetini gösterir."
Daha sonra Allah (C.C.) suya rahmet nazari ile bakti, su dondu.
Nitekim bu; husus Peygamber`imizin (S.A.S.) hedisi ile sabittir.
Faide, gerek gök ile yeryüzü arasinda ve gerekse bütün gök katlari
erasinda besyüz yillik mesefe vardir. Her gök katinin yüksekligi de
yine bes yuz yilikk uzaklik tutar.
Söylendigine göre gögün birinci kati sütten beyazdir. Onu yesil
gösteren «Kaf» daginin
yesilliginin yansimasidir. Birinci kat gögün adi «Rakia» ´dir.
Ikinci kat gökyüzü nûr gibi parildayan demirdendir, adi «Reydum»
veya «Maun» ´dur.
Üçüncü kat gök bakirdandir, adi. «Meleküt» veya «Hayruyun» ´dur.
Dördüncü kat gök beyaz gümüstendir, parlakligi gözleri kamastiracak
güçtedir, adi «2ahire» ´dir.
Besinci kat gök kirmizi altindandir, adi «Muzeyne» veya «Muzhire» ´dir.
Altinci kat gök nûr pariltili bir cevherdendir, adi «Halise» ´dir.
Yedinci kat gök kirmizi yakuttandir, adi «Labiye» veya «Damia» ´dir.
«Beyt-ül Mâmur» gögün bu yedinci katindadir. Beyt-ül Mâmur'un biri
kirmizi yakuttan, öbürü yesil zeberced'den, biri beyaz gümüsten ve
öteki kirmizi altindan olmak üzere dört diregi vardir.
Yine söylendigine göre akikten oian Beyt-ül Mâmur'a her gün yetmis
bin melek girer ve Kiyamet Gününe kadar bu meleklerden hiçbiri geri
dönmez.
Güvenilir görüse göre, yeryüzü gökten daha üstündür. Çünki
peygamberler burada yaratilmis ve burada gömülmüstür. Yerin en
makbul kati da en üst katidir. Çünki varliklar bu kattan
yararlanmaktadirlar.
Ibni Abbâs'dcn (R.A.) rivayet edildigine göre göklerin en üstün kati
çatisi üzerinde «Ars-ür Rahman» ´in bulundugu gök katidir. Bu katin
ismi Ars'a yakinlIgindcn dolayi «Kürsî» dir. Bir de bütün
faydalanilan yildizlar, yedi gezegen hariç, bu kattadirlar. Yedi
gezegen yildiz ise gögün yedi katina dagilmis veziyettedir.
Bunlardan «Zuhal» yedinci kat göktedir ve persembe gününe tekabül
eder.
«Merih» besinci kat göktedir ve sali gününe tekabül eder.
«Günes» dördüncü kat göktedir ve pazar gününe tekebül eder.
«Zühre» üçüncü kat göktedir ve Cum'a gününe tekabül eder.
«Utarit» ikinci kat göktedir ve çarsamba gününe tekabül eder.
«Ay» , birinci kat göktedir ve Pazartesi gününe tekabül eder.
Lâtif bir nükte:
Ulu Allah (C.C.)'in sasirtici bir hilkat cilvesi olarak hiç
birininin digerine benzememesine ragmen yedi kat gögün hepsi de
dumandan yaratilmistir. Öteyandan Allah (C.C.) gökten indirdigi su
sayesinde çesitli rengi ve degisik tadi olan türlü türlü bitki ve
meyveler ortaya çikarmistir.
Nitekim Ulu Allah (C.C.) «Meyva ve bitkileri yiyecek olarak
birbirinden farkli üstünlükte yarattik» diye buyuruyor.
Yine ulu Allah (C.C.), ademogullarini da çesit çesit tabakalarda
yaratmistir. Kiminin rengi beyaz, kimininki ise siyahtir. Kimi
bilgili, kimi câhildir. Oysa ki, hepsinin kökü ayni yâni Âdemdir.
Her yarattigi seyde «Kemâl» ´in isbat eden Allah (C.C.)'i noksan
sifatlardan tenzih ederim!
Kalplerin Keşfi |
|